Kral,”O zaman kendini yargılayacaksın,” dedi Küçük Prens’e. “Bu ise en zorudur.Kendini yargılamak başkalarını yargılamaya benzemez. Eğer bunu başarabilirsen,işte o zaman gerçek bir bilge olmuşsun demektir.”
Büyük
bir ailenin ortasında olmama rağmen, onların dışında hissediyordum kendimi,
'dışarıdaki garip biri' gibi. Onlara ulaşamıyordum, onları canlandıran ruhun
içine giremiyordum. Gerçekte değişmemiş olabilirlerdi, fakat benim gözümde
daha çok ulaşılmaz olmuşlardı ve ulaşabileceğimin çok ötesine geçmişlerdi.
Her gün onların yaşam eksenlerinin ötesine geçiyormuşum gibi geliyordu.
Onların tam ortasında yer alırken onlardan, onların çabalarından ve
inandıklarından ne kadar uzak olduğumu hissediyordum.
Artık bir çocuk olmadığımı biliyordum, ama bir 'yetişkin' de değildim.
Çocukluğun neşe dolu kayıtsızlığı ve yetişkinliğin bilinçlendirici acısı ve
hayal kırıklığı arasında asılı duruyordum.