İnancı kırılmış
güveni sarsılmış,
kalbi incinmiş
çoğu insan
intikam seçeneğini işaretlemez.
Değişir, gelişir, yaralarını
dikiş dikiş kapatır,
kabuk bağlayınca da
kendi içine döner.
Orada kırgınlıklarıyla yaşar:
kırıldığı yerden yeniden filizlenir.
Ve bir gün onu küçümseyen,
kıran, inciten, yok sayanların
karşısına çıkar.
Bakışları keskin,
sesi buz gibi soğuk;
"İşte yeni ben…
Beni bir daha
İncitemeyeceksiniz!"
Ve unutma: Güçlü bir insan, kimsesizken bile çok kalabalıktır.
Tek başına sinemaya gidebilir mesela, bir sahil kenarında kayalıklarda oturur bir başına, farklı bir şehre gider kimseyi yanına
almadan, uzaklaşır kimseye ihtiyaç duymadan, istediğini yapar
kimseden bir şey beklemeden.
Yorulur belki biraz ama yorulunca da kendine yaslanacak kadar güglüdür.