Akıl, aklın dairesi içinde dolaşacaklar için destek, onun üzerine çıkmayı talep edenler içinse köstektir.
Aklı terk etmedikçe aklın sınırlarını terk edemezsiniz.
... Batı, modern olarak tasavvur edilirken, Batı-dışı modern öncesi, geleneksel, geri kalmış ve hatta ilkel olarak tasavvur edildi. Böylelikle Batı-dışı toplumlar keskin fakat kaçınılmaz bir seçimle yüz yüze getirildiler: Ya Batı'yı taklit edecekler ve gerçek anlamda modern olabileceklerdi ya da durgunluğa mahkum olarak medeniyetin ilerleyişinin dışına düşeceklerdi.
Tanrı, insan özgürlüğü ve özerkliğinin kaynağıdır, bunları bastıran şey değil. İnsanlar kendi kaderlerini tayine, dil ve kültür bağımlılığında olduğu gibi, bu inayet bağımlılığı üzerinden erişirler.