İçimde yine bir yerlerde ona rastlama umudu var. Etrafımdaki her lekenin hayatının bir parçası olduğunu bilmek, buralardan belki her gün geçtiğini düşünmek ne tuhaf. Gitmediyse, bu şehirde kaldıysa, bunlar onun yolları. Peki ama kim olarak adımlıyor buraları?
Biliyorum elbet, insan geçmişte ve oraya ait kişilerde en çok kendi masumiyetini arar. Fakat benim yaşlarımda masumiyet çoktan kalkmış bir tren gibidir. Ayrıldığı perona bir daha hiç dönmeyebilir. Yine de bekleriz, ararız, bulmayı umarız. Acılar içinde geçmiş dahi olsa maziyi yüceltip durmamız, ha bire fotoğraf albümlerini karıştırmamız, eski şarkılardan, eski filmlerden, eski dostlardan ve eski sevgililerden medet ummamız hep bundandır.
Çok eskiden, tarih kadar eski bir zamanda, bir yerlerde öyle büyük bir boşluk açılmıştı ki, kaybını kaldıramayacaklarımın varlığına da tahammül edemez olmuştum belki de.