Zaten herkesin yapılacak işleri, yetişilecek toplantıları, kutlanacak günleri, hatırlanacak randevuları, dönecek bir hayatı vardı. Kimse uzun süre kanayan yaralardan hoşlanmazdı.
Kimsenin yanında çok uzun süre geçiremiyor, kendimi yalnız kalabileceğim bir yerlere atma ihtiyacı duyuyordum. Üstelik bir sonraki buluşmamızda birbirimize verecek önemsiz küçük bilgiler biriktirmemiz gerekiyordu. Bu, bizim arkadaşlığımızın değişmeyen ve en muzip yanlarından biriydi. İnsan, önemsiz küçük bilgiler edinebilmek için bile kendine zaman ayırmalı, yalnız kalmalıydı.
Arkadaşlık iki insanın birbirine günlük rapor vermesi, hayatlarının tüm ayrıntılarını paylaşması demek değildi. İki insanın birbirine iyi gelmesi yeterliydi bana kalırsa. Herkesin bir şeyler sakladığı, bir şeylerin arkasına gizlendiği şu hayatta, en iyisi bu tür sıkıntılara girmeyi gerektirmeyecek meselelerden bahsetmekle yetinmekti.