Yakup Coşkunoğlu

1889’da İttihad ve Terakki Cemiyeti’nin ilk çekirdeği kuruldu. Bu cemiyet zaman içerisinde diğer muhalif örgütlerle birleşerek büyüdü ve özellikle askerlerin cemiyete girmeleriyle çok etkili bir hale geldi. Reval Görüşmeleri’nden (1908) sonra ülkenin paylaşıldığına inanan ve gözlerine uyku girmeyen İttihadçılar, bir an önce bir şeyler yapılması gerektiği yönünde yoğun propaganda yaptılar. II. Abdülhamid de İttihadcılar’ı tespit etmek için harekete geçmişti. Enver Bey, arandığını haber alınca 25 Haziran 1908’de Selanik’ten ayrılıp, dağa çıktı. Birkaç gün sonra ise Resneli Niyazi ve Ohrili Eyüp Sabri beyler askerleriyle Resne’de dağa çıktı. Enver Bey dağda gezerken anayasanın yeniden uygulanması konusunda halka ateşli propaganda konuşmaları yapmakta, toplu şekilde yemin ve cemiyete giriş törenleri düzenlemekteydi.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ruslar’ın barış teklifleri görüşülürken toplantıya katılan Astarcılar Kethüdası Ahmed Efendi ayağa kalkarak, olanlardan meclisin değil, padişahın sorumlu ve suçlu olduğunu belirtmesi üzerine, padişah bizzat cevap verdi. Sultan’dan sonra sözü bıraktığı Hazine-i Hassa Nazırı Said Paşa savaşa nasıl girildiğini anlattı. Fakat Astarcılar Kethüdası Ahmed Efendi’nin, padişahı suçlamayı sürdürmesi üzerine, II. Abdülhamid, “Ben artık Sultan Mahmud’un izinden gitmeye mecbur olacağım” diyerek toplantıdan ayrıldı. Ardından da anayasadaki yetkisine dayanarak 13 Şubat 1878’de Meclis-i Mebusan’ı süresiz olarak tatil etti. Meclis tatil edilmiş, ancak Kanun-i Esasi resmen yürürlükten kaldırılmamıştı. Kanun-i Esasi her yıl çıkan devlet salnâmesinin başında zikredildi. Çıkarılan kanunlar da Meclis-i Mebusan tekrar toplandığı zaman onaylanmak üzere muvakkaten çıkarılmıştı. Hatta meclis fiilen dağıtılmadığı gibi, daha sonraki tarihlerde âyan meclisine tayinler bile yapılmıştır.
1876 ANAYASASI’NDAN SEÇMELER 1- Osmanlı İmparatorluğu ülkesiyle bölünmez bir bütündür. 2- Başkent İstanbul’dur ve başkentin imparatorluğun diğer şehirlerinden bir ayrıcalığı yoktur. 3- Saltanat ve hilafet hakkı Osmanoğulları’na ve bunun en büyük evladına aittir. 4- Osmanlı padişahı halife olarak İslâm dininin hâmisi ve bütün Osmanlı tebaasının hükümdarıdır. 5- Padişahın nefs-i hümayunu mukaddes ve sorumsuzdur. 8- Osmanlı İmparatorluğu tâbiiyetinde olan herkes hangi din ve mezhepten olursa olsun istisnasız Osmanlıdır. 11- Devletin dini İslâm’dır. 12- Basın kanunlar içerisinde kalmak şartıyla hürdür. 18- Devlet dairelerinde çalışmak için resmî dil olan Türkçe’yi bilmek şarttır. 26- İşkence yasaktır.
İttihatçı subayların 1908’de Makedonya’da Kanun-ı Esasi’nin yürürlüğe konulması için başkaldırmaları üzerine II. Abdülhamid, anayasayı tekrar yürürlüğe koydu. II. Meşrutiyet döneminde Kanun-ı Esasi üzerinde çeşitli defalar düzeltmeler yapılarak kullanıldı. İlk Türk anayasası daha sonra da TBMM tarafından Milli Mücadele döneminde değişiklikler ve düzeltmeler yapılarak uygulandı. 1924 Anayasası’nın kabulü ile 1876 anayasası tamamen yürürlükten kalktı. İlk anayasamızın ömrü 48 yıl sürmüştü.
II. Abdülhamid, bir süre sonra anayasanın 113. maddesinin kendisine verdiği yetkiyi kullanarak anayasal düzenin hazırlayıcısı Mithat Paşa’yı sadrazamlıktan alıp, sürgüne gönderdi. Ancak Meşrutî idareden vazgeçmedi ve 19 Mart 1877’de Dolmabahçe Sarayı’nda padişahın, Said Paşa tarafından okunan açılış nutku ile meclis çalışmalarına başladı. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın sürdüğü bir ortamda açılan Meclis-i Mebusan’ın ömrü uzun olmadı. II. Abdülhamid, savaşın sonunda anayasadaki yetkisine dayanarak meclisi 13 Şubat 1878’de süresiz olarak tatil etti, ancak anayasayı resmen yürürlükten kaldırmadı.