1797 yılının 5 haziranında, Dağıstanın dağları ve ormanları arasına sıkışmış Gimri isimli bir köyde, sabaha karşı bir erkek çocuk doğdu. Adına da Ali denildi. Küçük Ali, zayıf ve çelimsizdi. Hayatının ilk altı ayı, çocuk hastalıklarıyla geçti. Hatta bir aralık, yaşamından bile ümit kesildi. Eski bir inanca ve ananeye uyularak hasta çocuğun ismini, sağlığına kavuşsun diye, Şamil'e çevirdiler.
Şaşırtıcı ama, isim değişikliği ile çocuğun sağlığı da hızla iyiye doğru gitmeye başladı. On sekiz yaşına geldiğinde çelik gibi bir vücudu vardı. Ata binme ve silah kullanmada emsali yoktu. Bindiği atı yalçın kayalarda taştan taşa sıçratan Şamil, her çeşit silahı en seri şekilde hasmina yöneltmekte de arkadaşları arasında en iyiydi. Solaktı, sol eliyle kılıcını veya kamasını çektiği zaman, bu silahların kınından nasıl çıktığını görebilmek bile zordu.