Bilhassa o vakit Mekke Şerifi bulunan Şerif Hüseyin, İngiliz Generali Allenby’nin verdiği paralara karşı generale hizmetçilikten bile kurtulamamıştı. Zira Peygamberin muhafızı olmak gibi büyük bir şeref sahibi olan Şerif, bu harpte madem Allenby’nin mantosunu tutmakla iftihar eden şahsiyetlerdendir. Oğlu Faysal da Türk Ordusu’nun ve bilhassa İslam askerinin vahşi bir katili olduğunu da ordunun ricati esnasında göstermişti.
Heyhat! Nerede İslamiyet hadimleri? İngiliz paralarına tapan bu güruh İslam camiası altında yaşamakla Hazret-i Allah’ın emrini ifa ve Hazreti Peygamberin isrini takip etmek gayesine çalışmadıkları gibi İngiliz dostu ve İslamiyet düşmanı olduklarını Türk Ordusu’nun mahvına yardım etmeleriyle ispat ettiler. Ordunun ricati esnasında Şam’a kadar olan bütün şimendifer hatlarını tahrip ve kıtaatın önüne geçerek çapulculuk yapmak ve Türk askerini öldürmekle intikam aldılar. Ricatı, güçleştirmek, soymak ve öldürmek veya esir ederek düşmanın bile yapmayı insaniyet namına reva görmedikleri zulüm ve vahşetten çekinmediler.
Onların nazarında Türk Ordusu düşman ve İngilizler Arap hâmisı idiler. Yazık ki İslamiyet perdesi altında dinsiz ve cahil olan bu kavmi senelerce Türk kendi sinesinde beslemiş ve uğurlarında canını fedadan çekinmemişti.