“Tasavvuf tamamen edepten ibarettir.”⁶
Tasavvuf edeb-i Muhammedî’dir ki, sîret-i nebeviyye ile tahalluk etmektir. Bu, ef‘âli de ahvâli de câmi‘dir.
“Edep ilâhî nurdan bir taçtır ki, onu başına geçirdikten sonra istediğin yere gidebilirsin.”
Edebin gerek tarifi, gerek izahı bâbında pek çok söz söylenmiştir; ileride bunlara tesadüf edilecektir.
Bu çok şümullü vasf-ı umumînin en yüksek mertebesi, mânâsı verilen şu iki beyitte tecelli eder: “Bir kısım evliyâ tanırım ki, onlar duadan dahi teeddüp ederek ancak zikir ile meşguldürler. O yüce şahsiyetler rızâya boyun kestiklerinden, kazâyı defetmek için teşebbüse geçmeyi, kendilerine haram bilmişlerdir.”