Yakup Coşkunoğlu

Resûl-i Ekrem’in vefatının ardından müslümanlar arasında ilk fikrî ayrılık siyasî konularda ortaya çıkmış, Hulefâ-yı Râşidîn döneminde yaşanan olaylar, itikadî açıdan önemli sonuçlar doğurmuştur. Hz. Osman ve Hz. Ali dönemlerinde yaşanan siyasî olayların müslümanlar arasında devlet başkanlığı (hilâfet) konusunun itikadî yönünü gündeme getirmesi, öte yandan birbirini öldüren müslümanların dinî durumu, büyük günah, iman-küfür sınırı, bunlara bağlı olarak kader ve insanın ihtiyari fiilleri gibi itikadî meselelerle ilgili tartışmalar, kelâm ilminin doğuşuna zemin hazırlamıştır. Bu ortamda büyük günah (kebîre) işleyen kişiyi tekfir etmekle başlayan ve naslara yüzeysel olarak bakan Hâricîler fırkası doğmuş, ona muhalif siyasî bir fırka niteliğiyle Şîa teşekkül etmeye başlamış, yine Hz. Ali döneminin sonlarına doğru Sebeiyye gibi “Ğâliyye” denilen aşırı Şiî grupların tohumları atılmıştır.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Emevîler zamanında halk müslümanlar, gayrimüslimler (ehlü’z-zimme) ve köleler olmak üzere başlıca üç gruptan meydana geliyordu. Çoğunluğu teşkil eden müslümanlar da kendi aralarında, İslâmiyet’in ilk unsuru olan Araplar ve ilk fetihlerden sonraki yıllarda İslâm’ı benimseyen ve kendilerine “mevâlî” denilen İranlı, Kıptî, Berberî ve Türk asıllı müslümanlar olarak iki gruba ayrılıyordu.

Yakup Coşkunoğlu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·120 syf.·
2026 34. kitabı
Abdüllatif Kudsi
8.5/10 · 17 okunma
Velîd b. Abdülmelik vefat edince Süleyman, halife olarak biat aldı (96/715). Onun ilk icraatları, Haccâc tarafından hapse atılmış olan binlerce mahkûm için umumi af çıkarmak, sürgün cezasına çarptırılanların yerlerine dönmesine izin vermek, esirleri serbest bırakmak ve geciktirilen namazların vaktinde kılınmasını emretmek oldu. Süleyman ayrıca Haccâc’ın ekibinden olan vali ve kumandanları görevlerinden alarak yerlerine yeni valiler tayin etti. Veliahtlıktan uzaklaştırılması hususunda ağabeyi Velîd’i destekleyen eski vali ve kumandanları cezalandırma işini de onlara havale etti. Bu icraatlarıyla onun, kabilecilik hareketini körüklemek suretiyle, Emevîler’in yıkılışına kadar devam eden ve devletin yıkılmasında büyük rol oynayan bu kavganın canlanmasına da zemin hazırladığı kabul edilmektedir.