Yakup Coşkunoğlu

Sağlık işlerine büyük önem veren Velîd, tarihe adını İslâmî dönemde ilk hastaneyi yaptıran halife olarak yazdırdı. 88 (707) yılında inşa ettirdiği hastaneye hekimler tayin ederek onlara maaş bağladı. Diğer taraftan cüzzamlı hastaların düzenli bir şekilde bakımını sağlamak ve ortalıkta gezinmelerini önlemek için bunların tecrit edilmesini emretti, cüzzamlıların ve âmâların ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılanması uygulamasını başlattı. Ayrıca engellilere, âmâlara ve fakirlere maaşlar bağlatıp, kötürüm ve âmâlara hizmetçiler tahsis ederek onları devlet güvencesi altına aldı. Muhtaç durumda bulunanlar için aş evleri açtırdı. Dilenciliği yasakladı, beytülmalde herkese yetecek kadar malın bulunduğunu söyleyerek, onların ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılanmasını emretti.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Üç ana cephedeki bu fetihlerin sonucunda Emevî Devleti’nin sınırları Türkistan’dan Fransa içlerine, Anadolu’dan Hindistan sınırlarına kadar genişlemişti. Bu fetihleri gerçekleştiren ordularda, doğu bölgelerinde İran ve Türk asıllı mevâlî, özellikle Mağrib ve Endülüs fetihlerinde Berberî asıllı mevâlî önemli bir yekûn teşkil ediyordu. I. Velîd zamanında askerî gücünün zirvesinde bulunan Emevî Devleti, dünya hâkimiyetine doğru önemli bir mesafe katetmişti. Yine bu fetihler neticesinde, gelecekte İslâm’ın bayraktarlığını yapacak olan Türkler arasında İslâm’ın yayılması yolunda önemli bir başarı sağlanmıştı. Bu fetihler, iktisadî hayatı canlandırdığı gibi bölge ticaretinin müslümanların eline geçmesini de sağladı. Elde edilen gelirlerle ülke içinde refah artmış, ekonomik, sosyal ve kültürel faaliyetler canlanmıştı.
Horasan Valisi Kuteybe b. Müslim 90 (708-709) yıllarında Ceyhun nehrini geçerek, Sâgāniyân, Tohâristan ve Beykend’in ardından Mâverâünnehir fetihleri için önemli bir dönüm noktası teşkil eden Buhara’yı fethetti. İki yıl sonra Sicistan Türk Hükümdarı Rutbîl’in barış isteğini kabul edip bölgeyi sulh yoluyla hâkimiyeti altına aldı. Ertesi yıl Hârizm melikini vergiye bağladı. Ardından İran, Türk ülkeleri ve Hindistan’dan gelen ticaret yollarının kesiştiği bir noktada bulunan Mâverâünnehir’in en müstahkem şehri Semerkant’ı fethetti. Emevîler döneminin en önemli vali ve kumandanlarından sayılan Kuteybe, 96 (715) yılında çıktığı son seferinde, Doğu Türkistan’da Çin sınırlarına en yakın şehir olan ve o sırada Çin hâkimiyetinde bulunan Kaşgar’ın fethini gerçekleştirdi ve Çin sınırlarına kadar ilerleyerek Çin hükümdarını vergiye bağladı.
Devletin değişen siyasî ve iktisadî bünyesini dikkate alarak devlet teşkilâtında da düzenlemeler yapan Abdülmelik, oğlu Velîd’e, Atlas Okyanusu’ndan Ceyhun nehrine kadar uzanan geniş topraklara hâkim, siyasî, askerî ve idarî bakımdan sağlam bir devlet bırakmıştır. Aşırı hareketleriyle ülkeyi kana bulayan Hâricîlik büyük ölçüde güç kaybetmiş, yönetimle mücadele sahasında başarı sağlayamayan Şiî unsurlar yer altına çekilerek gizli propaganda faaliyetine girmek zorunda kalmıştı. Abdülmelik, seleflerinin bir Arap seyyidi gibi hareket etme alışkanlıklarını terkederek bir hükümdar gibi davranan ilk Emevî halifesi olarak da görülür.
8. Abdülmelik b. Mervân’ın Vefatı ve Şahsiyeti Kendisinden sonra dört oğlu halifelik yaptığından “ebü’l-mülûk” (hükümdarlar babası) lakabı verilen Abdülmelik b. Mervân, yirmi yıllık halifelikten sonra altmış yaşında Dımaşk’ta vefat etti ve orada defnedildi (86/705). Emevî halifelerinin en büyüklerinden biri sayılan, hatta Emevîler’in en büyük hükümdarı olarak gösterilen Abdülmelik, iç karışıklıkları ortadan kaldırarak İslâm dünyasında siyasî birliği yeniden sağlamış, Emevî Devleti’ni âdeta ikinci defa kurarak güçlü bir hale getirmiş, Kuzey Afrika’yı yeniden hâkimiyet altına almış ve Bizans’a üstünlüğünü kabul ettirmiştir.