Yakup Coşkunoğlu

Yakup Coşkunoğlu
@YakupTimur
Londra Barış Görüşmeleri’nde Ege Adaları meselesi hararetli tartışmalara konu oldu. 30 Mayıs 1913’te imzalanan Londra Antlaşması’nda adalar meselesi dönemin emperyalist devletlerine havale edildi. Bu devletler de 14 Şubat 1914’te Osmanlı Devleti’ne bir nota vererek, Bozcaada, Gökçeada ve Meis’i Türkiye’ye bırakırken, İtalyan işgalindeki adalar haricindekileri Yunanistan’a verdiklerini ilan ettiler. Osmanlı yönetimi, 15 Şubat 1914’te verdiği karşı notada “Osmanlı Devleti’nin Gökçeada, Bozcaada ve Meis’in iadesini senet kabul ettiğini ve diğer adalar üzerindeki haklı taleplerini sürdüreceğini” bildirdi. Yunanistan’la görüşmeler sürerken I. Dünya Savaşı başladığı için adalarla ilgili bir ilerleme kaydedilemedi.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Emperyalist devletlerin kışkırtması sonucu Ermeniler, terörle devlet kurmaya kalkıp, Anadolu’yu yakıp, yıktılar. Osmanlı ordusunun lojistik sistemini zaafa uğrattılar. Osmanlı yönetimi, fiili isyan karşısında başka çaresi kalmayınca 27 Mayıs 1915’te Talât Paşa’nın tutturduğu ve Murat Bardakçı tarafından yayınlanan kayıtlara göre 924.158 Ermeni’yi kademeli olarak Suriye’ye sevk ve iskâna tâbi tuttu. Sevk işlemi yaklaşık 10 ay sürdü.
Ermeniler, senelerdir dünyanın dört bir tarafında kendi lehlerine karar aldırmalarına rağmen bir arpa boyu kadar bile yol alamadılar. Kendi tezlerini Türkler’e ve Türkiye’ye kabul ettiremedikten sonra bir netice alamayacaklarını anladılar. Bu yüzden şimdi yoğun bir şekilde Türkiye içinde yandaş bulmaya ve propagandalarını yaptırmaya çalışıyorlar. Türkiye’de son yıllarda Ermeni tezini savunan kitaplar, makaleler yayınlandı. Kongreler yapıldı. Şimdi de imza kampanyası açıldı. Şimdi “Büyük Felaket, katliam” diyorlar, yarın “soykırım” diyecekler. Ardından tazminat taleplerinin haklı olduğunu dillendireceklerdir. Bütün bu propagandanın amacı bize katil damgasını vurmak. Atalarımızın Ermeni soykırımı yaptığını iddia etmek, siz katilsiniz demektir. Şimdi bize “Biz katiliz. Ermenileri yok ettik” dedirtmeye çalışıyorlar. Ancak Türkiye için Ermeni meselesi 1915’te bitmiştir. İhanette sınır tanımayan aydın müsveddeleri Ermeni tezlerini Türkiye’de yaymak için ellerinden geleni arkalarına koymuyorlar. Yavaş yavaş Türk milletine Ermeni tezlerini benimsetmeye çalışıyorlar. Farkında olmadıkları durum, tarihin en büyük üç imparatorluğundan biri olan Osmanlı İmparatorluğu’nu kuran Türk milletinin asılsız iddialara boyun eğmeyeceğidir.
Tarihi olaylar ve olgular, ancak kendi özel şartları içerisinde kavranabilir. Herder’in dediği gibi “bulunduğumuz yerden anlamaya çalışmayalım, bulunduğumuz yerden inşa etmeye çalışmayalım. O günkü şartlarıyla anlamaya çalışalım”. I. Dünya Savaşı’na kadar olan dönemde Ermeniler’in çıkardığı isyan sayısı 40 civarındadır. Ermeniler, I. Dünya Savaşı’nda Rus ordusu ile doğuda yapılan savaşları fırsat bilerek bağımsızlık için son adımı atmak üzere harekete geçtiler. Osmanlı ordusunun iaşe ve ikmaline büyük zarar verdiler. Ayrıca çeteler kurarak sivil Türkler’i öldürmeye başladılar. Sadece Başbakanlık Osmanlı Arşivi tarafından yayınlanan belgelere bakmak dahi bu bölgede yüzbinlerce Türk’ün, tehcir hadisesinden önce Ermeniler tarafından öldürüldüğünü görmeye yeterlidir. 1915 tehciri bu sürecin sonunda gerçekleşmiştir. Osmanlı yöneticileri, bir sabah kalkıp “Ermeniler’i tehcir edelim” kararı almadılar. 1915 Ermeni tehciri, 1878’den sonra çıkan 40’a yakın Ermeni isyanı ve I. Dünya Savaşı’ndaki fiili isyana dikkat edildiğinde anlaşılır. İlber Ortaylı hocamızın dediği gibi “1915 Ermeni Tehciri, ihtimal dahilindeki bir isyana karşı düşünülmüş bir tedbir değildir. 1915’teki zorunlu göç kararı, fiilen ortaya çıkan isyana ve düşman ordusuyla işbirliğine karşı alınan ve günün şartları içinde kaçınılmaz olan” bir karardır.
Avrupalılar, Osmanlı topraklarında yaşayan Hristiyanlar’ı önce silah ve mühimmat verip kışkırtarak isyan ettirmişler, daha sonra da Türkler “Hristiyanlar’ı katlediyor” diye propaganda yaparak Balkanlar’daki birçok bölgede ıslahat adı altında özerklik elde etmişlerdi. Özerkliği de Osmanlı hâkimiyetindeki Hristiyanlar’ın bağımsızlığı ve bölgedeki Türkler’in katledilmesi takip etmişti. Aynı senaryo bu defa da Ermeniler için gündemdeydi. Bu amaca yönelik olarak Ermeniler terör hareketlerini özellikle Doğu Anadolu’da başlattılar.