Tarihi olaylar ve olgular, ancak kendi özel şartları içerisinde kavranabilir. Herder’in dediği gibi “bulunduğumuz yerden anlamaya çalışmayalım, bulunduğumuz yerden inşa etmeye çalışmayalım. O günkü şartlarıyla anlamaya çalışalım”.
I. Dünya Savaşı’na kadar olan dönemde Ermeniler’in çıkardığı isyan sayısı 40 civarındadır. Ermeniler, I. Dünya Savaşı’nda Rus ordusu ile doğuda yapılan savaşları fırsat bilerek bağımsızlık için son adımı atmak üzere harekete geçtiler. Osmanlı ordusunun iaşe ve ikmaline büyük zarar verdiler. Ayrıca çeteler kurarak sivil Türkler’i öldürmeye başladılar. Sadece Başbakanlık Osmanlı Arşivi tarafından yayınlanan belgelere bakmak dahi bu bölgede yüzbinlerce Türk’ün, tehcir hadisesinden önce Ermeniler tarafından öldürüldüğünü görmeye yeterlidir. 1915 tehciri bu sürecin sonunda gerçekleşmiştir.
Osmanlı yöneticileri, bir sabah kalkıp “Ermeniler’i tehcir edelim” kararı almadılar. 1915 Ermeni tehciri, 1878’den sonra çıkan 40’a yakın Ermeni isyanı ve I. Dünya Savaşı’ndaki fiili isyana dikkat edildiğinde anlaşılır. İlber Ortaylı hocamızın dediği gibi “1915 Ermeni Tehciri, ihtimal dahilindeki bir isyana karşı düşünülmüş bir tedbir değildir. 1915’teki zorunlu göç kararı, fiilen ortaya çıkan isyana ve düşman ordusuyla işbirliğine karşı alınan ve günün şartları içinde kaçınılmaz olan” bir karardır.