NY

NY
@YalcinNihal
Keşke imkan olsaydı da herkes, hepimiz, benliğimizin en gizli köşelerini olduğu gibi açığa vurabilseydik; başkalarına, hatta en yakın dostlarımıza, sırası gelince kendimizi bile itiraf etmekten çekindiğimiz ne varsa, hepsini korkmadan ortaya dökebilseydik, dünyayı saracak pis kokudan hepimiz boğulurduk.
Sayfa 279·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Son derece iyi, ama zayıf, sinirli kişilerde ara sıra böyle olur; iyiliklerine rağmen üzülmek, öfkelenmek, onları sanki sarhoş eder, bundan zevk alırlar ve mutlaka başkalarına, suçsuz, çoğunlukla da en yakınlarından birine catarlar.
Sayfa 77 - İş bankasi Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Halbuki tartışmanın da bir adabı var. Tam bir sükunetle yapılmalı. Tartışmacılar yetkin olmalı. İnsaflı davranmalı, Hakkı sahibine teslim etmeliler. Kendisinin haklı çıktığını sevinmemeli tartışmacı. Tersine, karşısındakinin haklı çıkmasından dolayı memnun olmalı. Çünkü yeni bir şey öğrendi, yanlışını düzeltti. Kendisi haklı çıkarsa yeni bir bilgi edinmiş olmaz. Niyetleri, kendilerini öne çıkarmak, insanlar nazarında yer edinmek, üne kavuşmak olmamalı. Bu yüzden benlikler çarpışıyor. Gerçek ortaya çıksın diye değil de ben haklı çıkayım diye konuşuyorlar. Daha da kötüsü, birbirlerinin kişiliklerine saldırıyorlar! Ne ayıp! Konu bir tarafa bırakılıyor, tartışma sen ben kavgasına dönüyor.
Sayfa 135·Kitabı okudu
Hatıralarım ve hayallerimle yaşıyorum. Nedir bunlar, nasıl oluyor, nereden geliyor, nereye gidiyorlar? Giden zaman mı, biz miyiz? Yolcu biziz aslında, yol biziz. Zamanda yürüyoruz. Yıllar, yollarımız. Zaman, ruhumuzda. Mekan da öyle. Hayaller ve hatıralar sanal. İnsan onları da hayat zannediyor. Bir aldanış bu. Geçmişi kımıldatamaz. Geleceği bilemez. Hayat şimdidir, bir andan ibarettir. Sözün kısası, carpediem! Hadiseler mazi oldu mu onları hakikaten yaşamakla hayalen yaşamak arasındaki fark kapanıyor.
Sayfa 45·Kitabı okudu
İnsan uzaklara bakarken yakınında olanları ya hiç göremiyor ya da bulanık görüyor. Tuhaf bir körlük bu. Oysa çok önem verdiğimiz kişiler yanı başımızda bulunanlar olmalı. Uzak olan önem sıralamasında sonraya bırakılmalı. Yakına geldi mi ona da önem verilmeli elbette.
Sayfa 27 - Carpe Diem·Kitabı okudu