Suyuti "Sünnetin İslam'daki Yeri" eserinde Beyhakiden şunu rivayet eder:
"Ata b. Yasir rivayet eder:
Muaviye b. Ebu Süfyan, altından veya gümüşten bir su kabını ğırlığından daha fazla altın veya gümüş karşılığında satar. Ebu'd-Derda ona,
"Resulullah'tan bu gibi şeylerin, kendi cinsleriyle bir tarafın ağır diğer tarafın da hafif olarak satışını nehyettiğini, peşin ve eşit ağırlıkta satılabileceğine izin verdiğini duydum." der. Muaviye ise" Bunda bir beis görmüyorumm." deyince Ebu'd-Derda şöyle der:
"Bu Muaviye'nin yaptığına uygun bir karşılık versem kim beni mazur görür?! Ben ona Resulullah'tan haber veriyorum, o ise kendi görüşünü bana söylüyor. Bundan öyle senin olduğun yerde asla bulunmayacağım."
İmam Şafii der ki:
"Ebu'd-Derda naklettiği hadisle Muaviye'nin yaptığının yanlış olduğunu görür. Muaviye hadis'e rağmen yaptığını bırakmayınca, bunu çok yanlış bir hareket sayarak onun bulunduğu yerden ayrılır. Çünkü Muaviye, güvenilir bir kimsenin Resulullah'tan naklettiği hadisi bir kenara bırakmıştır." / Şafii, Risale, s. 447 ; Suyuti, Sünnetin İslam'daki Yeri, s.37-38
Şafii ve Suyuti bu hadisin ve hadisenin mahiyetini tam olarak kavrayamamışlar ve kendi inançlarına ters düşmesine rağmen nakletme kararlılığını göstermişler. Bu Muaviye'nin kafirliğinin delilidir. Muaviye açıkça ben bunda bir kusur görmüyorum diyerek. Resulullah öyle demişe ne olmuş bence bunda bir sorun yok demiş ve Resulullah'ın emrini yanlış olarak nitelendirmiştir. Adam milletin yüzüne tükürerek ben kafirim demesine rağmen hala buna inanmayanlar nasıl bir kıt anlayışa sahiptirler acaba!!!