Son zamanlarda ülkemizde hız kazanan akımlardan bir tanesi de hadislerin özünü ilgilendirmektedir. Kur'an'ın anlaşılması için hadislere ihtiyaç olmadığından söz eden bu grup sadece Kur'an'ın yeterli olduğundan sürekli dem vurarak bazı Ayetleri delil olarak almışlardır.
Fikir akımı aslında çıkış noktası olarak sorunludur. Bu şahısların eserlerinde her zaman karşı çıktıkları kesimi yanlış tanımladıklarını görmekteyiz. Onlara göre hadislere inanan kimseler şunu demiş olurlar "Kur'an'ı ancak Hadisler yoluyla anlayabiliriz." Bu hatalı tanımlama, onların karşı çıkmaya çalıştıkları insanları anlamaktan uzak olduklarını göstermesi açısından önemlidir.
/ Tanım Din Kültürü Değil Kur'an Gerçeği kitabından alıntılandı
Şii müelliflerinin önde gelenlerinden olan Allame Tabatabai kendi tefsirinde Kur'anı Kur'an (Ayetleri diğer ayetler ile) tefsir etmiş sonrasında ise bu ayetlerin hadislerdeki açıklamalarını sunarak "Tam" bir tefsir yazmayı başarmıştır. Biz Müslümanlar hadislerin, Kur'an'ı anlamanın yollarından bir yol olduğuna inanırız.
İstek üzerine yazının devamını da eklerim.
Vahdettin kabinelerinde benim için iki zıt fikrin olduğunu söylemiştim : Biri, beni yanlarına çekmeye çalışanlar ; öteki, hiçbir yerde ve biçimde güvenmemek gerektiğini ileri sürenler! Aylarca süren tartışmalardan sonra hangi fikir hak kazanmış bilir misiniz?.. Mustafa Kemal 'e güvenilmez!.. Bu adamı, İstanbul' dan uzaklaştırmak gerektir. Sonunda, bu karar üstünde anlaşıyorlar.
Savaştan savaşa koşan Halid ibni Velid'in sadece on sekiz hadis rivayet ettiği neden sorulamazsa, hayatını hadis rivayetine adayan Ebu Hureyre'nin ne neden çok hadis rivayet ettiği sorulamaz.
Savaştan savaşa koşan Halid ibni Velid'in sadece on sekiz hadis rivayet ettiği neden sorulamazsa, hayatını hadis rivayetine adayan Ebu Hureyre'nin ne neden çok hadis rivayet ettiği sorulamaz.
Savaştan savaşa koşan Halid ibni Velid'in sadece on sekiz hadis rivayet ettiği neden sorulamazsa, hayatını hadis rivayetine adayan Ebu Hureyre'nin ne neden çok hadis rivayet ettiği sorulamaz.