İsmet Bozdağ

İsmet Bozdağ

Yazar
8.1/10
107 Kişi
·
324
Okunma
·
13
Beğeni
·
1.830
Gösterim
Adı:
İsmet Bozdağ
Unvan:
Araştırmacı, Yakın Tarih Yazarı.
Doğum:
Bursa, 1916
Ölüm:
İstanbul, 2013
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi, Gazetecilik Enstitüsü mezunu. Çalışma hayatının ilk dönemlerinde memuriyet, gazetecilik ve oyun yazarlığı yaptı. Yazmış olduğu 23 oyun, 1940-1952 yılları arasında Ankara Radyosu’nda yayınlandı. Daha sonraki dönemlerde araştırmacılığa yöneldi, bilgi birikimlerini kitaplaştırarak önemli eserler meydana getirdi.

Eserleri

Gönderilmemiş Mektuplar, (1943, şiir),
Üç mum Yandı, (1972, şiir),
Başvekilim Menderes,
Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri, (1974)
Atatürk ve Eşi Latife Hanım, (1975)
Bitmeyen Devlet Kavgası Atatürk İnönü Bayar Çekişmeleri,
Atatürk'ün Sofrası,
Abdülhamid'in Hatıra Defteri,
Demokrat Parti ve Ötekiler,
Kemal Tahir'in Sohbetleri, (1980)
Atatürk'ün Anıları,
The Ard İdea,
Üçüncü Çözüm,
İşte Japon Modeli,
Sovyet Marksizmi, Çin Marksizmi ve Türkiye Gerçekleri,
Osmanlı Devlet ve Toplum yapısı,
Bir Darbenin Anatomisi/ 27 mayıs İhtilali,
Demirkırat Aldatmacası,
Değişim Şafağı,
Mustafa Suphi'yi kim Öldürdü?,
Osmanlıların Son Kahramanları,
Abdülhamid'in Eşi Pesendun Hanım'ın Anıları,
Beyaz Arılar.
Atatürk’ün Avrasya Devleti,
Gazi ve Latife,
dün­ya da hiçbir ihtilalci görülmemiştir ki, yıkmakta gösterdiği başarıyı, yapmakta da gösterebilmiş olsun.
Bir şey daha ortaya çıktı ki : DÜNYADA YALNIZIZ. Düşman vardır, fakat dost yoktur! Salip, her zaman müttefik bulabilmekte, fakat Hilâl, her zaman yalnız kalmaktadır
İstanbul'da geçirdiğim zamanın bir bölümünü de hazırlıklara ayırdım. Tasarlayabilirsiniz ki fikir hazırlıkları, savaşa asker toplar gibi, davul zurna ile sağlanmaz. Fikir hazırlıklarında büyük bir alçakgönüllülükle çalışmak, kendini silmek, karşındakilerin, içtenlikli bir inanca ulaşmalarını sağlamak gereklidir.
Atatürk'ün "Nutuk"u, hemen her aydının kitaplığında baş köşeyi tutar. Ancak "Nutuk", 19 Mayıs 1919'dan bu yana Atatürk'ün asker ve politikacı olarak düşüncelerini ve eylemlerini yansıtır. Kurtuluş Savaşı'mızın tarihidir. Ama bunun bir de "öncesi" var; Nitekim Mustafa Kemal Paşa, "Amasya Mülakatı" masasına oturduğu zaman, Anafartalar kahramanı, Yıldırım Orduları Başkomutanı ve Anadolu'nun yarısına resmen sözü geçen bir Ordu Müfettişi idi.
Öncelikle kitabın en az 60 sayfası "türkçe ibadet" ile ilgili, son derece tarafsız bir göz ile okunması gerektiğini düşünüyorum yoksa okuduğunızdan ne bir anlam ne de keyif alabilirsiniz. içerik olarak değiniceksem size Atatürk'ün konuşmalarından kesitler sunarak devam niteliğinde öğretici bir kitap sunulmuş bize. Bu kitapla tekrardan Atatürkün ne kadar ileri görüşlü ve cesur bir devrim adamı olduğunu tekrar gözler önüne serilmiş..
Kitaptan çok anlamlı bulduğum cümleler..

"Dünya'da dinlere ,akıl ile sarılan ülkeler hep ilerlemişler;Nakil'e bağlı kalanlar hangi doğal zengin kaynaklara sahip olursa olsunlar geri kalmışlardır.!"

"Yaptığı, büyük medeni cesaretti ve ülkenin hayrına idi.Fakat ortam,bu ileri hareketi içine sindirecek olgunlukta değildi."

"Bendeniz. Diyanet işlerinden rica ediyorum: bu haramada bir nihayet versin! Ve benim dilimle bana hitap etsin!...Hiç bir Peygamber kavmine, kendi dilinden gayri bir dil ile ümmetine hitap etmemiştir! Öyleyse, bana hitap edecek adam, benim dilimle hitap etmeli!
Ve orası uyku yeri değil,düşünce yeri olsun!Şimdilik onlardan yüksek iktisadi mevizeler beklemiyoruz.Fakat ahlaki mevizeler yapsın, Siyasete de karışmasın, Aklı ermeyecek ise de karışmasın! Elinin hamuru ile yalnız ahlaki şeyler söylesin!... (Vehbi Bolak)

"Kuran' da 'Biz onu anlayasınız diye Arapça olarak indirdik'(yusuf suresi) demiş.. Ben de halkıma onu söylüyorum! Tanrıya kendi dilinizle yakarın,ona kendi dilinizle sığının;söylediklerini kendi dilinizle okuyup anlayın! Bunca açık bir gerçeği,milletimin anlamaması mümkün değil!. Çıkarı olanlar, milletin cahilliğinden yararlananlar çıkar karşımıza! Ama bu millet onları ezer geçer!"

"Biz Gazi'nin hamurundan gelmiyoruz! O başka maya, başka hamur! Biz eşyanın bize görünen yüzünü farkediyoruz; O,görünenin ardındaki gerçeği yakalıyor!"
Atatürk'ün gün yüzüne çok çıkmamış anilari, yakin cevresiyle olan diyaloglari, ozellikle "mutat zevat" diye anilan Nuri Conker, Salih Bozok, Kılıç Ali'nin mutlaka katıldığı yemek davetlerinin ulke gundeminin görüşüldüğü ve fikir alışverişinin yapildigi bir ortam oldugunu gosteren bir çok aniya yer verilmiştir.
Atatürk'ü anlatan kitaplarının arasında en beğendiğim kitaplardan bir tanesidir. Kurulan içki masalarında, fikirlerin nasıl özgürce konuşulduğunu, ülkenin makus talihini değiştiren kararların nasıl alındığını anlatan, Atatürk'ün en samimi hallerini hayal edebildiğim, anlatım gücüyle desteklenen mükemmel bir kitap.
Yazar bu kitabında,Abdülhamid ki ,belki de Osmanlı padişahları içinde en çok tartışma konusu olan padişahlardan biri.
Onun tuttuğu hatıra defterinden notlardan bahsederken,ayrıca bu belgelere nasıl ulaştığını anlatıyor...
Kızıl Sultan mı ?
Ulu Hakan mı !
Sorumluluk makamında bulunan şahsın hatıra notları..
Bir dönemi bir nebzede olsun aydınlatacak bu kitabı tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
Büyük yerden gelen suskunluğa saygı gerek...

Salih Bozok'un anlatımıyla yazılmış bu kitabı Atatürk'ü seven,tanımak isteyen,hayatını tüm şeffaflığıyla merak eden herkes okumalı.
Yazardan güzel bir araştırma eseri. 27 Mayıs ihtilalini hazırlayan gelişmeleri bizzat eski Cumhurbaşkanı Celal Bayar ile yaptığı söyleşiyi kaynak olarak gösteren yazar, Bayar'ın ağzından o dönemde olanları anlatıyor. Maalesef her taşın altında komünist arayan Bayar biraz taraflı konuşsa da o dönemde olan bazı olaylara farklı bir bakış açısı getirdiğinden dikkatle okunması gereken bir eser. Darbecilerin gelişim süreci, komünist parti sempatizanı olan şahısların CHP içerisinde yuvalanması, Adnan Menderes'ın uçağının düşmesi gibi pek çok olayın anlatıldığı bu kitap mutlaka okunması gerekenlerden.
Neden içki sofrasında dediğiniz her şeyi bulacaksınız. Devlet adamlığını, arkadaşlığını,dostluğunu, akil oluşunu, düşüncelerinin nasılda doğru tespitlerle sofrasında bütün devlet erkanıyla paylaşımda bulunduğunu ve en önemlisi derslerini,öğretilerini...
Kitap, kendisi de bir İttihatçı olan Süleyman Nazif’in İttihatçılara öfke ile kaleme aldığı II. Abdulhamid’in asılsız hatıra defterine dayanmaktadır.
Hatırat, 1919'da 2. Abdülhamit'in ölümünden hemen sonra haftalık Utarit dergisinde yayınlanır ve asılsız olduğunun anlaşılması üzerine vaat edilenden çok önce kesilir.
Utarit'te yayımlanan kısım üç yıl sonra 1922'de “Hâtırât-ı Abdülhamit Han-ı Sâni” başlığı altında basılır.
Kitap yeni harflerle ilk defa 1946'da İsmet Bozdağ'ın sahibi olduğu Bozdağ Kitapevi tarafından Bursa'da yayınlanır.
Daha sonra 1960'ta tarihçi ve gazeteci Sabahattin Selek tarafından Selek Yayınevi'nde, 1964'te de Osman Yüksel Serdengeçti tarafından “Abdülhamit Anlatıyor” adıyla basılır.
İsmet Bozdağ tarafından Abdülhamit hatıratının tam metni Almanya'daki Leibzig kentinde bulunduğu ilan edilir ve Tercüman'da yazı dizisi yapılarak yine gazetenin yayınevi olan Kervan Yayınları etiketiyle 1975 yılında bir kez daha piyasaya çıkar.
İsmet Bozdağ, hatıratı bulma serüvenini ilgili kitaplarda anlatır ama onlarca tartışma ve söyleşi teklifini kesinlikle kabul etmez.
Nasıl olsa halk cahil, tarih bilmiyor, okumuyor ya, böylelikle hanedanlık, krallık özentili, demokrasi, insan haklarından korkan siyasetçilere zemin hazırlanmış, üstelik bu yalandan arka arkaya para da kazanılmış, maksat hâsıl olmuştur.
Olmayan hatırat, siyaset kürsülerinde, minberlerde, tekkelerde, tarikatlarda ve tarihini güvenilir tarihçilerin kitaplarından öğrenmek yerine, dizilenlerden, politikacılardan öğrenen kesimlerin ağzındadır artık.
Öyle ki, bu yalanlar çok tutulunca, aynı yalanlardan oluşan bir kitapta “Ulu Hakan Abdulhamid Han” adıyla N. F. Kısakürek çıkardı ve tarihini bilmeyen kesimlerce o da çok tutuldu.
Oysa bayındırlık ve eğitim hizmetleri inkâr edilemez olmasına rağmen II. Abdulhamid, korkuları, vehimleri nedeniyle devletin kurumlarını, yetişmiş aydın ve askerlerini dışlayıp ülkeyi yeteneksiz bir kadro ile yönetmeye kalkmış, döneminde bu günkü Türkiye’nin iki katı kadar toprak kaybedilmiştir.
Kendisine kayıtsız şartsız biat etmeyen okur, yazar, düşünürlere karşı tahammülsüzlük, korku ve düşmanlığından dolayı “İttihatçı” denen beceriksiz hayalperestleri “Hürriyet Kahramanı” mertebesine çıkartan II. Abdulhamid’in kendisidir.
Ve o İttihatçı kafanın iktidarında, 600 yıllık imparatorluğu, yüzbinlerce insanımızı ve kendilerini, emperyalistlerin sözüne güvenerek, kaybedileceği daha baştan belli olan bir kumar masasına sürmeleri ve kaybetmelerinde II. Abdulhamid’in sorumluluğu inkâr edilemez.
Anayasayı geçersiz sayması, meclisi kapatması ve kendi parasını, imparatoru olduğu devletin bankaları yerine, Avrupa bankalarına yatırması bile II. Abdulhamid’in hain olmasa bile “Ulu Hakan” olmadığının delilidir aslında.
Gerçek tarihi bilmek şartıyla, vaktiniz de varsa, gerçeklerin nasıl ahlaksızca ters yüz edilebildiğini öğrenmek ve sahtekârları tanımak için bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Celal Bayar 1960 darbesine giden süreci anlatıyor.
"27 Mayıs senaryosu Moskova'da yazılmış, Kore'de sahneye konmuş, Türkiye'de -yerli elemanlarla- gerçekleştirilmiştir." diyor.
Demokrat Parti döneminde CHP'nin komünist gruplarla biraraya gelerek orduyu darbeye hazırladığını anlatıyor.
Objektifliği tartışılır..
Atatürk' ün en yakını, çocukluk ve silah arkadaşı, başyaveri olan Salih Bozok' un gözünden paylaşılan anılar. Atatürk' ün özel hayatından , hiçbir yerde yayınlanmamış kesitler.
Atatürk' e aşık iki kadın ; Fikriye ve Latife Hanımlar. Fikriye Hanım akraba aracılığıyla aileye katılmış, uzun zamandır Atatürk' ün yakını. Latife Hanım ; Izmir yangınında Atatürk ile tanışmış ve aşık olmuş. Iki kadının Atatürk' ün hayatındaki yerleri.
Latife Hanımla evliliği. Kadının evlilikle değişen mizacı. Hayatının bilinmeyen yönleri .
Sade anlatımıyla, Ilgi çekici ve akıcı bir kitap . Okumanızı öneririm.

Yazarın biyografisi

Adı:
İsmet Bozdağ
Unvan:
Araştırmacı, Yakın Tarih Yazarı.
Doğum:
Bursa, 1916
Ölüm:
İstanbul, 2013
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi, Gazetecilik Enstitüsü mezunu. Çalışma hayatının ilk dönemlerinde memuriyet, gazetecilik ve oyun yazarlığı yaptı. Yazmış olduğu 23 oyun, 1940-1952 yılları arasında Ankara Radyosu’nda yayınlandı. Daha sonraki dönemlerde araştırmacılığa yöneldi, bilgi birikimlerini kitaplaştırarak önemli eserler meydana getirdi.

Eserleri

Gönderilmemiş Mektuplar, (1943, şiir),
Üç mum Yandı, (1972, şiir),
Başvekilim Menderes,
Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri, (1974)
Atatürk ve Eşi Latife Hanım, (1975)
Bitmeyen Devlet Kavgası Atatürk İnönü Bayar Çekişmeleri,
Atatürk'ün Sofrası,
Abdülhamid'in Hatıra Defteri,
Demokrat Parti ve Ötekiler,
Kemal Tahir'in Sohbetleri, (1980)
Atatürk'ün Anıları,
The Ard İdea,
Üçüncü Çözüm,
İşte Japon Modeli,
Sovyet Marksizmi, Çin Marksizmi ve Türkiye Gerçekleri,
Osmanlı Devlet ve Toplum yapısı,
Bir Darbenin Anatomisi/ 27 mayıs İhtilali,
Demirkırat Aldatmacası,
Değişim Şafağı,
Mustafa Suphi'yi kim Öldürdü?,
Osmanlıların Son Kahramanları,
Abdülhamid'in Eşi Pesendun Hanım'ın Anıları,
Beyaz Arılar.
Atatürk’ün Avrasya Devleti,
Gazi ve Latife,

Yazar istatistikleri

  • 13 okur beğendi.
  • 324 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 158 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.