Serenad ve Kardeşimin Hikayesi kitaplarından sonra Livaneli'nin okuduğum üçüncü kitabıydı. Her kitabının bıraktığı tadı sevmekle beraber "Huzursuzluk" romanının da tadı bambaşkaydı.
Ortadoğu'nun gerçekleri Mardinli Hüseyin ve Ezidi kızı Meleknaz'ın hikayesiyle harmanlanmış olup aynı zamanda Ezidilik ile ilgili pek çok bilgiyi bulabileceğiniz, insanlığın birçok noktasıyla ilgili farkındalık oluşturan güzel bir eser.
Okurken Gazeteci İbrahim ile bende Mardin yollarına düştüğümü hissettim. Bir masal şehri Mardin' e hiç gitmeyen biri olarak Deyrulzafaran Manastırı, Kasimiye Medresesi, yemekleri ve kültürü konusunda ilgimi ayrıca çektiğini söyleyebilirim. :)
Son olarak kitabı tavsiye etmekle beraber, kitabı bitirince şu sözler aklımda beliriverdi..
"Derisinden, dilinden ötürü öldürülüyor insanlar.
Ah insanlar..! Her şeyi bulup kendini bulamayanlar..."
-Charles Bukowski