Yasemin KORKMAZ

FARKINDALIK, DEĞİŞİMİN EN İYİ YARDIMCISIDIR
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2023 23. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2023 00:06
‘’Terapi, enginarın kabuklarını soymak gibidir. Dış kabuklarını soydukça uğraşmanız gereken yeni bir katman çıkar. Yaprakları dikenli olabilir. Bütün katmanları soyduktan sonra enginarın kalbine, yani gerçekten olduğunuz kişiye ulaşırsınız.’’ Her insan doğduğu ilk andan itibaren, daha o bebek haliyle, ciğerlerine nefes almış olmanın verdiği o ilk acıyla etrafına, ailesine ve hatta yaşam serüveninde henüz tanışmamış olduğu kişilere bile, ipek böceğinin kozasını örmesi gibi kendini korumak için çeşitli duvarlar örmeye başlar. Daha anne karnında hissetmeye başlarız, dünya bizi seviyor mu, bizi istiyor mu, yoksa çok mu acımasız hepsini tek tek kodlarız beynimize. Bu kitapla tanışmam kendim olma yolunda ilerlemeye çalıştığım, zaman zaman düştüğüm zaman zaman kendi içsel gücümü nasıl toparlayacağımı bilemediğim bir zamanda oldu. Kitabı çok uzun bir sürede okudum, dil olarak hafif ve açıklayıcı fakat fark ettirdikleri, yüzleştirdikleri bakımından bana ağır gelen bir kitap oldu. Okurken zaman zaman ara verme ihtiyacı, duygusal olarak kendimi toparlama ihtiyacı hissettim. ‘’Kurban için her olay bir krizdir; denizin ortasında deliklerden su alan bir teknededir ve kurban delikleri kapatmak yerine sürekli suyu boşaltır.’’ Hepimizin hayatının bir döneminde boşa kürek çektiğini hissettiği ve sürekli aynı şeyleri yaşamaktan yakındığı dönemleri olmuştur. Kitap bu örüntülerimizi, kurban-kurtarıcı-zorba üçgeninin hayatımızda nasıl yer aldığını ve bu üçgenin aslında çocukken ailemizden, bakım aldığımız insanlardan nasıl öğrendiğimizi çeşitli danışan örnekleri üzerinden anlatıyor. Danışan hikayelerini okurken kendinizden bir şeyler bulabilirsiniz. Ayrıca hipnoterapiyle alakalı okuduğum ilk kitap olduğu için beni oldukça etkiledi. Aslında önemsiz gibi görünen şeylerin ruhumuzda
1000Kitap
Kurban Tuzağından KurtulmakDiane Zimberoff · C Planı · 20171,409 okunma
Yasemin KORKMAZ
👏🏻👏🏻
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
KARTALLAR UÇAR MI BİR HARÂBEDEN?
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2023 20. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2023 22:57
‘’Dağlar buram buram hüzün, bağı nerde ömrümüzün…’’ Erzurum garında hüzne, kedere ve hasrete râm olmuş bir şair Nurullah Genç. Şiirleriyle içimizden bir yerlere öyle güzel dokunur ki, bam telimizi öyle güzel yakalar ki, yüreğimizde ince bir sızı, gözümüzde bir damla yaş ve uzun uzun uzaklara, belki de kendi gurbetimize, gittiğimiz hüzünlü vakitler bırakır bize. Onun hüznü de hasreti de o kadar naiftir ki; kırmaz, incitmez tatlı diliyle gönüllerimize taht kurar. ‘’Mutluluk gökyüzü olsa coğrafya kitabında / Kararıp kalırdı incinenler bâbında…’’ Dizelerinde yalnızlığını, aşkını, sitemini, umudunu veyahut umutsuzluğunu; mazlumların nefesini, gözyaşını, kendi deyimiyle kan kokan coğrafyaları ve gözüyaşlı tarihimizi o muhteşem üslubuyla hücrelerimize kadar hissettirir bize. Bu dizeleri okurken zaman zaman durup, nefes almaya hak bile görülmeyen bu coğrafyalar için de bir nefes, bir soluk alma ihtiyacı duyabilirsiniz. ‘’Bir gün birdenbire hava bozuldu / Karabulutlar geldi göklerimize / Başkaldırdı evler, sokaklar, yollar / Dil sustu; kan tuttu düşlerimizi / Kanatları kırılan göçmen kuşlar / Vurup vurup öldü camlarımıza…’’ Evet sevgili okurlar, şairimiz tüm şiirlerinde olduğu gibi bu kitabındaki şiirleriyle de bize duygu yüklü, ağır bir miras bırakıyor. Kitabı okuduktan sonra, bir süre üzerinizde o hissiyatı ve ağırlığı hissediyorsunuz. Kendisinin de ifade ettiği gibi omuzlarımıza çağların biriken kederini usulca değdirerek, bizi kendi ıstıraplarımız, hasretlerimiz ve yalnızlığımızla baş başa bırakıyor.
Şiir
Söyle Bana HindibaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20202,682 okunma
Yasemin KORKMAZ
👏🏻👏🏻
YAŞAR KEMAL ANADOLUDUR
8/10
·47 syf.··
Beğendi
·
2023 19. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2023 18:25
‘’Dostoyevski’nin St. Petersburg’u, Tolstoy’un Moskova’sı, Balzac'ın Paris’i varsa benim de Çukurovam var…’’ Yaşar Kemal okuduğumuz tüm kitaplarında, şiirlerinde memleketimizin hasretini burnumuzda öyle güzel tüttürür ki bir zaman sonra o hasrete de hasret kalırız. Bizi bize o kadar iyi anlatır ki, memleketimizin taşını toprağını, insanını, orda burada gezen hayvanlarını; yeri gelir sobanın kokusunu, çakır dikenlikleri ve Çukurova’nın uçsuz bucaksızlığını, güneşin Anadolu’da bir başka doğuşunu, umutla doğan güneşin her akşam Anadolu insanının yorgunluğuyla ve hüznüyle batışını, gecenin karanlığını, insanların korkularını, aşklarını, en gizli duygularını bize o kadar iyi anlatır ki bir an durup yazarın bizim röntgenimizi çektiğini düşünürüz. Evet, Sevgili okurlar Kafkaokur bu sayısında bir Anadolu Çınarı Yaşar Kemal’i konu almış. Ben Anadolu Çınarı olarak tanımlıyorum bu büyük yazarımızı çünkü kökleri Anadolu toprağına sapasağlam bağlanmış her acıyla daha da güçlenmiş ve büyük umutlarla dal budak salmış kocaman bir çınarı hatırlatıyor bana. ‘’ İnsan, düşleri öldüğü gün ölür.’’ Daha küçük bir çocukken yaşadığı büyük travmaları da içindeki bitmez tükenmez umutları ve sarsılmaz güçlü yüreği sayesinde atlatabilmiş. İçinin yangınını, yalnızlığını, babasının yokluğunu, dağ bayır gezip işittiği ağıtlarla, destanlarla yahut duyduğu mısralarla biraz olsun dindirebilmiştir. ‘’Ta yüreğinde… Bir yerleri acıyordu…’’ Babasının ölümünden sonra hayat onu farklı yerlere savurmuştur. Farklı yerlerde işçilerle, köylülerle birlikte çalışmıştır. Onların yoldaşı olmuş ekmeğini, kederini, sevincini onlarla paylaşmış, hayatının bir döneminde yolları Dino kardeşlerle kesişmiştir. Siyasi olarak yargılanmış ama işçi haklarını, demokrasiyi savunmaktan vazgeçmemiş hatta
Edebiyat
KafkaOkur - Sayı 76 (Nisan 2023)KafkaOkur Dergisi · Kafkaokur Dergisi Yayınları · 2023414 okunma
Yasemin KORKMAZ
👏🏻👏🏻