Melankoliye ve yalnızlığa düşen genç bir adamın ruhu rüzgârda titreyen, şafakta açılan ve gece çöktüğünde de kapanan körpe bir zambak gibidir. Onun zihnini meşgul edecek etkinlikleri yoksa, oyunlarını paylaşacak arkadaşları yoksa, hayat bu genç adam için, örümcek ağlarından başka şey görmediği, sürünen böceklerin çıkardığı boğuk sesten başka bir şey duymadığı daracık bir hapishaneden başka ne olabilir ki.
Cahillik hiçliğin beşiği, hiçlik de kaygısızlığın yatağıdır, denir ya... Bu, yeryüzünde ancak ölü bedenler için doğrudur. Cahillik, gerçek ve sağlam bir duyarlıkla birlikte olduğunda, ölümden de acı olur.
Mesela bir çocuk öldüğünde Peter Pan gideceği yolun bir kısmında ona eşlik edermiş ki çocuk korkmasın. Çocukken Bayan Darling de onun varlığına inanıyordu.