Yasemin

Yasemin
@Yaseminkolumann
Puan vermedi·352 syf.··
2023 6. kitabı
Kitabın ilginç ve felsefi kısmı ise alışıldığın çok dışında bir toplumda yer alması.Bu toplum işçi sınıfı,orta sınıf ve üst sınıf olarak üçe ayrılıyor.Bir de kitapta “Üst Akıl” diye geçen devletimiz var.Bu devlet, basın ve yayın organlarından tutun tarihsel bilgileri bile kasıtlı olarak değiştirme,hukuk sistemini çökertme hatta gerçek geçmişi yok etmeye kadar toplumun bütün düşünceleri ve davranışlarına kadar kontrol etme gücünde. Herkes beyni yıkanmış bir vaziyette “Üst Akıl” denilen güce tapmak zorundadır ve Üst Akıl her ne derse desin her zaman haklıdır.Diyelim ki Üst Akıl 2+2=5 diyorsa bunu herkes kabul etmek zorundadır.Zihninizde bile Üst Akıl’ın dediğine inanmıyor veya içten içe karşı çıkıyorsanız, kitapta geçtiği gibi “ZİHİNSUÇU” denilen bir suç islemiş olduğunuz anlamına gelir ve bu tarz “Üst Akıl’a ihanet edenler” ise işkence veya idamla yok edilir. na karakterimize gelirsek gizlice bu düzene karşıdır ve Üst Akıl’dan nefret etmektedir.ZİHİNSUÇU işlemiş olduğundan kaçınılmaz cezasını bilir ama bunu asla belli etmez.Her ne kadar bir gün suçunun ortaya çıkacağını bilsede yakalanacağı günü çabalarıyla oldukça uzatmaya çalışır. Açıkçası karakterimizin böyle bir kişiliği ve bakış açısı olması hemde böyle kontrolcü bir toplumda yaşamaları benim için bu kitabı çok daha ilginç ve merak edici kıldı
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·324 syf.··
2022 49. kitabı
Avrupa ortaçağ edebiyatında çok önemli bir yeri olan Yanık Njáll'ın Sagası 1280'li yıllarda kaleme alınmıştır. Yazarı bilinmeyen bu "destan", yazgının egemen olduğu, trajik ve lirizmden uzak bir yaşam anlayışını gerçekçi bir şekilde yansıtır. İzlanda'dan Roma'ya, İrlanda'dan Bizans'a dek uzanan bir alanda anlatılan öykü, dönemin olaylarına ve yaşam koşullarına da tanıklık eder. Bu önemli yapıtı Kâzım Taşkent Klasik Yapıtlar dizisi için, İzlandaca asyılya karşılaştırarak Fransızcadan Necmi Ergün Türkçeye kazandırdı.
Yanık Njáll'ın SagasıAnonim · 08 okunma
Puan vermedi·138 syf.··
2022 51. kitabı
Birbirlerinin dilini anlamıyorlardı ama yoksulluğun işaret dilini az çok biliyordu burada yaşayan herkes. Bu dili anlamak merhametin kapılarını sonsuza dek açmıyor olsa da muhtemel tehlikelerin sinyallerini algılamak adına önemliydi. Hikâye, semtin en işlek caddelerinden birinde, kalabalığın hengâmesinde göçmenler, kör köpekler, berduşlar, meczuplar, pezevenkler, insan tacirleri, uyuşturucu ve emlak simsarları arasında geçiyor. Jaklin Çelik, arafta kalmanın çaresizliğini, yoksulların işaret dilini, yaşamın ortasında sınır çizgisi gibi duran saklı şarap mahzenlerini insanın yüreğine dokunan, sokulgan ve ince bir üslupla anlatıyor. Sarhoşların Perşembesi, son dönemlerin en özgün ve sarsıcı romanlarından biri. Kutsanmış bir ayyaş ayaklanması
Sarhoşların PerşembesiJaklin Çelik · İletişim Yayınları · 202044 okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2022 37. kitabı
Yeraltından notlar, insanın iç dünyasına ulaşan bir eser. Dostoyevski’nin bundan bir önceki eseri olan “Suç Ve Ceza” insanın ruhen ve davranışsal olarak yansımalarına yer vermesinden sonra bu eserinde yine insanlığı kaleme alarak onlara asla yaranılamayacağını, nankör bir varlık olmaktan kendini geri alamayacağını ve daha da önemlisi bu şekilde davranırken bile kendini hala rahatça insan sayabilecek canlılardan söz etmiş. İki bölümden oluşan bu eser ilk bölümünde insanların davranışlarını ve davranış sonrasında ufak tefek sorular içine saklanmış vefadan, duygulardan ve yapılması gerekenlerden ya da yapılmaması gerekenlerden fark ettirmeden kalem ucu değdirerek şaheser koymuştur ortaya.
Yer Altından NotlarFyodor Dostoyevski · Martı Minyatür · 2020159,5bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2022 31. kitabı
Ömer Zülfü Livaneli bey ve Huzursuzluk ile ilgili kişisel düşüncelerim! Livaneli'ye ait okuduğum üçüncü kitap oldu her kitabında içimde beliren duygu şu; kitabı okuduğumda iç sesim Zülfü Livaneli'nin sesine dönüşüyor ve o sesteki sert tını beni rahatsız ediyor. Huzursuzluk İŞİD döneminde zulüm gören ezidi bir kız ile Mardinli bir gencin hikayesini öykü alıyor ama bana göre Mardinli genç hep üstü kapalı kaldı. Roman esnasında Mardin'e gideniniz varsa bilir Mardin'in taşlı ve tarihi dokusuna hakkını yiyelim çok az değinmiş. Hele bir kültür sentezi yapılmaya çalışması hiç başarılı olamamış. Hele ki bir kaç Angelina Jolie bölümü var bu kadın bu romanda niye var diye insan sormadan edemiyor. Roman bu ay Amerika'da yayınlandı bu bölümleri Angelina Jolie umarım okumaz kendisi ve ülkesinin bir miktar karalandığından baya rahatsız olabilirler. Nedense Livaneli bu dünyada hiç mutlu olmaya değil bu dünyanın hep mutsuz tarafına bakıyor bundan önceki romanlarında da bu böyleydi. Ezidi kız zulüm görmüş tecavüze uğramış herkes ona acıyormuş istediği şey acınmaması imişte falan filan. Duygu gerçekliliğinin tam bir yansıtılamaması durumu. Son olarak değineceğim konu Livaneli'nin kendi düşüncelerini herkes bilir. Lakin burada dikkat edilmesi gereken konu Zülfü bey bir tek kendi yaptığını düşünce adamlığı ve aydınlık olarak düşünüyor kendi düşünceleri dışında ki her düşünce faşist ve çağ dışı. Bir daha okur muyum ? Kesinlikle okumaya devam edeceğim. Farklı bir yazar kendi düşüncelerinin bana uymaması okumayacağım anlamına gelmiyor böylece objektifliğimi kaybetmeme açısından önemli. Ortada bir emek varsa bu emek her zaman değer görmeye değerdir.
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,7bin okunma
Reklam