Bu pencere hiçbir zaman tren penceresi gibi hareket etmeyecek, manzarası hiç değişmeyecek. Bu pencereyi duvar halısı gibi dört çiviyle benim hayatıma çakmışlar.
Her adımda gölde bir sandalın süzüle süzüle, mutlu bir şekilde gidişine hayran olan bir adamın bu sandala bindikten sonra hissedebileceği şeyi hissediyordu. Sallanmadan düzgün bir şekilde oturmanın yetmediği, nereye doğru gittiğini bir an bile aklından çıkartmadan ayaklarının altında su olduğunu düşünmek ve kürek çekmek gerektiğini, alışkın olmayan ellerinin kürek çekerken acıdığını, bu işin sadece dışarıdan bakınca kolay olduğunu, yapmaya gelince, çok mutlu edici olsa bile aynı zamanda çok da zor olduğunu görüyordu.
Sayfa 625 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Başkalarını, kendimi tanıdığım kadar tanımayı ne kadar isterdim, dedi Anna ciddi ve düşünceli bir halde Başkalarından daha kötü müyüm, yoksa iyi miyim? Kötü olduğumu sanıyorum.
Sayfa 392 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu