POSTMODERNİZMİN AYAK İZLERİ
Murat Gülsoy, Postmodernist duyarlılıkla yazan romancılarımızdandır. Yazarın Ve Ateş Bizi Tüketiyor’da geleneksel statüden uzak biçimde okura görev yüklemesi, anlamı okurun belirlemesini beklemesi; romanın geleneksel roman parodisi özelliği taşıması yani içinde metinlerarasılığı barındırması; romanda olayın ön planda olmaması ve anlamın tamamlanıp bitirilememesi ve hatta tam aksine yoruma açık ve yeniden değerlendirilebilir olması gibi özellikler postmodernizm etkileridir.
Murat Gülsoy, özellikle Jorge Luis Borges’ten etkilenmeler taşır. Borges,postmodern romancılar arasında değilse bile köklerinde tartışmasız bir şekilde yer alır. Üst-anlatı, parodi, anlamın sorunsallaştırılması, çoğulluk ögeleri Borges’in hemen bütün metinlerinde görülen özelliklerdir. Bunun yanında, gerçek/gerçek-dışı onun metinlerinde sürekli birbirine geçiştirilir, gerçeklik sürekli olarak yeniden yorumlanabilir şekilde kurgulanır. Fantezi de Borges anlatılarının vazgeçilmez ögelerinden biridir.
Romandaki ölüm, yalnızlık, fantezi, yabancılaşma, varlık ve rüya gibi kavramlar; benlik süreci, gerçek-kurmaca, üstkurmaca, metinlerarasılık, bilinç akışı, eleştiri, ironi, semboller, farklı ve yeni anlatım teknikleri Murat Gülsoy’un postmodernist anlayışını yansıtan başka özelliklerdir. Biçimsel bağlamda da postmodern çizgi yakalanmıştır. Özellikle metinlerarasılığa başvurulmuş, diğer sanat dallarından heykel, mimari ve özellikle de resim sanatı başat bir biçimde kendini göstermiştir. Ve Ateş Bizi Tüketiyor, Murat Gülsoy’un Diyaloglar: Rüya İçinde Rüya, 602.Gece ve Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Abdullah Efendi’nin Rüyaları eserlerinden etkilenmeler taşımaktadır. Bununla beraber romanda adeta Van Gogh’un Yıldızlı Gece’sinde Edvard Munch’ın Çığlık’larını duyar gibi oluruz. Yine