Şer olmazsa hayır olmaz. Soğuk olmazsa sıcağı, karanlık olmazsa aydınlığı takdir edemeyiz. Bu biri olunca öbürünün de olması şart iki zıt şey arasında kıvra-nıp duruyoruz. Kötülük iyiliğin gereği var olunca kötüden ne hakla nefret ediyoruz? Her şey zıddıyla belirlenmek zorunda olunca dünyadan yekpare bir huzur ve asayiş nasıl beklenir? Hayat ve ahlak teorilerinde öyle akıl almaz uka-lalıklar vardır ki...
Çok derin düşünmeye gelmiyor. Birçok şeyde tefekkür gayelerimizin zırvalığa vardığını görüyoruz. Yeryüzünde mutlaka iki sınıf insan olacak; iyiler ve kötüler. Allah'ın gök-teki taksimi de böyle değil mi? Melekler ve şeytanlar. İnsan, elinde olmayan tesadüfler gereği iyi yahut kötü oluyor.