Yeraltından Notlar
" Ben hasta bir adamım."
Dostoyevski, bu cümleyle başlar meşhur romanı " Yeraltından Notlar " a. Aslında bu cümleyle kahramanımızın ruhsal durumunu özetler. Bir anlamda onu normalleştirir. Peki normal olan nedir, kimdir? Romanda " Nornal-anormal " yemek sahnesinde karşılaştırılır. Dostoyevski, kahramanımızı bize yemek sahnesinde " anarmol " olarak gösterir. Diğerleri ise " -mış " gibi yapar. Burada aklımıza şu soru geliyor:
" Normal olan ' -mış ' gibi yapmak mıdır? " Karakterimiz, kendisini içinde bulunduğu topluma ait hissetmez. Onlardan farklı olduğunun farkındadır, entelektüeldir. Entelektüel toplum tarafından sevilmez. Şirinler'de Gözlüklü Şirin'in diğer şirinler tarafından tekmelenerek köyden atıldığını sıklıkla görürüz.
Dostoyevski o tarihte postmodern bir romana imza atmıştır. Dostoyevski 1864'te, Oğuz Atay 1973'te varoluşsal krizlerin normal olduğunu fark edip romanlarında bu krizleri işlemişlerdir. Günümüzde de bu krizleri ele alan romanlar yazmak mümkündür. Hala aynı krizleri yaşamaya devam etmekteyiz.
Romanda, Dostoyevski tarafından 19. yüzyıl modernleşmesi de ele alınır. Modernizmin getirdiği ikilemlere şahit oluruz. Tıpkı karakterin yaşadığı ikilemler gibi. Karakterin ruh dünyası da tıpkı dış dünya gibi kaynamaktadır.
Roman, teknik olarak bu iki bölümden oluşmasına rağmen aslında romanı üç bölüme ayırmamız mümkündür: " Yeraltı- Yeraltından Çıkış- Yeraltı."
Dostoyevski, mutluluk meselesini de sorgular. Yazar bu sorgulamayı, öz yıkım (self-destruction) üzerinden yapar. Metinde karakterin kendinden farklı olana duyduğu hınç vardır. Karakterin Lisa'ya ve arabacıya olan tavırlarında mazlumun zalime dönüşmesini görürüz. Karakter hep başkasını suçlar, narsist yapılanması vardır.
Dostoyevski metinde tembellik vurgusu da yapar. Çalışmanın erke
Okuduğum son 3 kitapta,Oblomov,Kuyucaklı Yusuf,Bihruz Bey hepsi tembel ,bu kadar olur iyice soğudum karşı cinsten .Allah kadınları Oblomovgillerden korusun!