"....hayatta ne varsa, bu kitapta da var. cinsellik, şiddet, bilim, sanat, tarih, felsefe, politika, mizah, sapkınlık... bunların hepsiyle iliklerinize kadar temas etmeye hazırsanız bu romanı okuyabilirsiniz. hazır değilseniz bu önsözü kapatıp, kendinizi o mantar gibi biten nefis yeni kitapçılardan birine atıp, daha ılımlı, daha sakin veya daha "size göre" herhangi başka bir kitapla yolunuza devam edebilirsiniz. zaten demokrasinin özü ve özeti de bu değil mi? kimse size bu kitabı zorla okutamaz, kimse bana neyi nasıl yazacağımı öğretmeye kalkamaz.
"kemik roman"da cinselliğin süslenmiş, renkli romantik lenslerle pastalaştırılmış özel bir "erotizm" kılıfına sokulması için hiçbir çaba harcamadım. her fırsatta, her röportajda da vurguladığım gibi "pornografi" bile benim için ne ayıp, ne de korkunç bir olgu: bulut ve orman manzaraları kadar doğal, günlük gazeteler kadar gerekli..."
Önsözüyle başlayan kitabımız
Kitap şöyle böyle çok açık çok saçık vs
Kimse sana bu kitabı zorla okutamaz
Kimse yazara sen bu kitabı böyle yazamazsın diyemez sanki adam olmayan bişeyi yazmış gibi ayy çok porno bu demiş
Biz birazcık tabularımızdan kurtulsak dünya daha güzel bi yer olacak
Yazarı ilk "Aldatmak" adlı kitapla tanıdım, akıcı insanı sıkmayan bi dili var.
En uzun gece okuduğum 2.kitabı oldu.
Yelda isminin Farsça da tamlamayla beraber
Şeb-i yelda En uzun gece olduğunu öğrendim
Bide kitaplar bişey öğretmez derler.
Lafın uzunu kısası zamanında aşktan yaralanmış çiftimiz Selim ve yelda birbirlerini son durak olarak görürler ee tabi masal diyarında değiliz kimsede masum değil
İkili arasında yaşanan çatışmalardan
Yelda güneydoğuda bi göreve gider
Aslında tam uzak mesafe ilişkileri için birebir bi kitap süper anlatımı var
Sonu bence süpriz oldu hiç beklemiyordum
Ahmet altanı okuyun