Yazmak benim nazarımda doğum sancıları gibidir; fakat yazdıklarımı dışarı çıkarmak ve hayatla buluşturmak ise şiddetli ve sıkıntılı bir doğum süreci geçirmiş çocuğun dünyaya gelmesi gibidir.
Benim yazdıklarım iki defa doğarlar. Birincisi yaşadığım fikri sancıların neticesinde meydana gelen canlı sayfalar olarak; ikincisi de diri diri gömüldüğüm kabrin ve hücrenin rahminden doğan ve gün yüzüne çıkan kağıtlar olarak.. bu kağıtlar ve barındırdığı fikirler dışarı çıktıkları vakit bir çocuk gibi seviniyorum. Çünkü bu fikirler, gün ışığına çıktıkları gibi direnişin, izzetin, sabrın, meydan okumanın ve zaferin mesajlarını insanlara ulaştırmaktadır.
İmanın sıcaklığını hissetmemi sağlayan soğuktan nasıl olur da şikayetçi olurdum.. nasıl olur da Allah’ın sürekli beni gözettiğini bildiğim halde siyonistlerin bakışlarından korkardım?
Herşeyi zaman sayesinde kazanırız. Alışkanlıkları biçimlendiren ve onlara doğal eğilimlerin gücünü ve enerjisini sağlayan odur. Asla umutsuzluğa kapılmayanın gücü muhteşemdir.