Yaşru

Tüketim, günümüz aşırı üretim toplumunun belki de en önemli sahip olma biçimidir. Tüketilen şeyin kişiden geri alınması imkânsız olduğu için, bu durum korku duygusunu azaltmaya yarar. Ama her tüketilen şey, tüketildiği andan itibaren, tüketiciyi tatmin edemez hale geldiği için de, insanlar yeniden ve daha fazla tüketime yönelmek zorunda kalırlar. Bu çarkın sonu bir türlü gelmeyince, hep tatminsiz bir çırpınış içinde bocalayan modern tüketiciler, kendilerini şu formülle ifade etmek durumunda kalırlar: "Ben, sahip olduğum ve tükettiğim şeyler dışında bir hiçim."
Sayfa 48 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Mülkiyet: Biliyorum ki ben, Ruhumdan akıp gelmek isteyen düşünceler dışında Hiçbir şeye sahip değilim. Biliyorum ki ben, Tatlı bir sevgiyi, küçük bir sevinci tattığım anlar dışında, Hiçbir şeye sahip değilim."
Sayfa 40 - Say Yayınları - Goethe·Kitabı okudu
Alıntı
Artık kimse, devletin ya da ekonominin yöneticisi durumunda olanların toplumun zararına bile olsa, kendi kişisel yararlarını öne alarak karar vermelerini yadırgamamaktadır. Günümüz ahlak anlayışının temel taşlarından bir tanesi, kendi çıkarını her şeyin önüne almak olduğu için, bu davranışa şaşırmamak gerekir. İnsanların çoğu, açgözlülük ve sahip olma ihtirasının kendi gerçek isteklerine kulak verme konusunda onları nasıl engellediğinin farkında bile değildir. Aynı zamanda, ortalama insanlar kendi sorunları ile uğraşıp boğuşmaktan kafalarını kaldırıp da, bir türlü kendi dışlarında neler olup bittiğine bakma fırsatı bulamamaktadırlar.
Sayfa 30 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Doğru yaşamak, yalnızca bazı ahlaki ve dinsel yasalara uymak demek değildir.
Sayfa 29 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
İnsanların mutsuz oldukları bir toplumda yaşıyoruz. Yalnız, çeşitli korkular altında acı çeken, ruhen dengesiz yıkık ve bağımlı olan bu insanlar, önce bütün çabalarıyla kendilerine boş zaman yaratmaya çalışırlar, sonra da bu zamanı "öldürebildikleri" ya da geçirebildikleri oranda sevinç duyarlar. Ne acı bir çelişki.
Sayfa 24 - Say Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı