bu kitap nasıl anlatılır bilemedim ama değişik bir tarzı var orası kesin. seviyesi iyi korunmuş bir absürtlük var romanda. komik olayların birbirini takip ettiği bir absürt polisiye diyebilirim.
bir kitaptan ziyade bir manifesto. bir katılığa/statükoya karşı çıkış olarak başlayan bir hareketin birdenbire nasıl eleştirdiğinin daha fazlasını yapabildiğini, düşünmenin ve düşündüğünü söylemenin aslında her zaman zor olduğunu anlatan bir başyapıt. bir roman değil, o yüzden akıcılık veya heyecanlı bir metin beklememek lazım. kitap katı hristiyanlık inançlarına karşı ortaya çıkan protestanlığın önemli mezheplerinden kalvinistlerin yeterli güce erişince diğer görüşleri nasıl ezdiğini (hatta yaktığını), buna karşı çıkan Castillo'nun mücadelesini ve başına gelenleri anlatıyor. bu türde kitapları sevenler için öneririm.
insanın bazı duyuları az gelişince veya hiç olmayınca bir diğeri abartılı bir hissiyata sahip olabiliyor. Süskind'in bu muhteşem kitabında, çocukluğundan beri tuhaf olarak nitelenen kahramanımızın kokulara karşı olan hassasiyetinin bir süre sonra nasıl bir histeriye dönüştüğü, masum ve sıradan birinin saplantılı bir katile nasıl dönüştüğü anlatılıyor. yazar, kahramanın koku yeteneğini ve kokuları o kadar güzel betimlemişki bazen anlatılan kokuları duyar gibi oldum.
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201827,3bin okunma