Eğer psikolojiniz darmaduman olsun, neşeniz tamamen gitsin istiyorsanız tam size göre bir kitap.
SENDEN NEFRET EDİYORUM BAŞKAN SNOW.
Kitabı geç okudum maalesef oysa çıktığı andan beri okuyacaklarım listesindeydi. Çok güzel bir kitaptı. Orijinal üçlemedeki çoğu şeyi daha da anlamlı hale getirdi. Ve gerçekten beni yaraladı. Suzanne bu sefer çitayı açmış.
BURDAN SONRASI SPOİLER İÇERİYOR.
12. Mıntıkanın tüm haraçlarının bir noktada hileyle kazanmış ve başkenti küçük düşürmüş olması ıljdfljdsfksldfhlfg
Haymitch'in neler yaşamış olduğunu az çok tahmin ediyordum ama bu kadarını da değil. My shayla.. Maysilee'in ölümüne çok üzüldüm. Wyatt'a da öyle. İkisi de kesinlikle çok daha fazlasını hak etmiş haraçlardı.
Üçlemede Beete seviyordum ama bu kitapta ona olan sevgim katlandı. Oğlu Ampert de kendisi de bence mutlu sona ulaşması gereken kişilerdi. Komik aslında kitaptaki herkes bir yerde mutlu sonu hakketmişti.
"En tuhaf ziyaret Louella ve Lou Lou'nun yapmış olduğu ziyaretti. Tıpatıp giysiler giymiş masada karşımda otururlarken ben bir katı pişmiş yumurtayı soyup yiyordum 'Hangimiz kimiz?' diye soruyorlardı bana. Ama başkent kazanmıştı. Onları ayırt edemiyordum. "
Kırıldığım nokta burasıydı benim aslında.
Kitabın sonunda Katniss ve Peeta'ya yer verilmesi ben çok mutlu etti. Çünkü oyunlardan sonra hiç kimseyi sevmeyeceğini söyleyen birine sevginin her türlü açığa çıkacağını gösteren onlar oldu.
"Kolay kız değil bana benziyor. Peeta hep öyle diyor. Ama benden daha akıllıydı, ya da daha şanslı. En nihayetinde o güneşin hasatta doğmasını engelleyen o oldu."
Tüm haraçları huzura erdiren, Dove'u huzura erdiren o oldu.
"Seni sonsuz ateş gibi seviyorum." Ah kalbim
Suzanne Collins gerçekten bir şaheser yazmış. Anlatacak bir şeyleri varmış ve o da bunu en yaralayıcı şekilde