Yazmalamakta

Yazmalamakta
@Yazmalamakta
Mrs. Verheiratet женатый Casado marié Kitap, şarkı vs. tavsiyesi vermiyor ve almıyorum. Kitap, şarkı vs. tavsiyesi vermiyor ve almıyorum. Kitap, şarkı vs. tavsiyesi vermiyor ve almıyorum.
Önyargısız olarak başladığım fakat küçük bir hayal kırıklığı ile yarım bıraktığım kitap oldu kendisi. Edebiyata, sanata, üretmeye ,üzgünüm ama, her noktada saygı duyulması taraftarı olamıyorum. Ülkem için hassas bulduğum durumların, konuların okuduğum yazılarda tam zıttını fark ettiğimde oradan sessizce uzaklaşmak en iyisi. Düşüncelerime aykırı bulduğum noktalar olsa da yazarın güçlü kaleminin hakkını yine de yemek istemiyorum.
1000Kitap
İnsanın Acısını İnsan AlırŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814bin okunma
Reklam
Puan vermedi·109 syf.··
2026 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 23:16
Kitabı şahit olduğumuz gündem içerisinde okumak ve bitirmek maalesef daha fazla etkiledi. Herkesin ana-baba olmaması gerektiğinin çok net örneği. Eğer bilmek istiyorsanız okuyun ama sindirebilmek zor. Mevzunun yaşanmış olaydan yola çıkılarak kaleme alınması ise daha çok can sıkıcı. Uzun zamandan beri sonunda ağladığım ender kitaplardan. Çocuk sahibiyseniz etkilenme oranınız daha çok artıyor. Bir süre etkisinden çıkamam gibi.. Ne savaşta, ne okulda, ne ailede, ne de başka herhangi bir yerde; çocuklar ölmeyi hak etmiyor.
1000Kitap
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,7bin okunma
Gerçekle yüzleşmeye gidilen yol; kabullenmek.
Puan vermedi·128 syf.··
2026 6. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 12:46
Çok uzun bir zamandan sonra, bir solukta okuduğum harika kitap. Gürgen Öz' ü belki çoğumuz sadece oyuncu olarak biliyoruz. Ancak kalemi de oyunculuğuyla yarışacak biri. Belki de oyunculuktan kaynaklı gözlem yeteneği, kalemine yansıdığı için bu kadar akıcı ve donanımlı yazıyor. Uzun zaman önce okumaya karar verdim ve keşke daha önce okusaydım dediğim yazarlar arasında yerini aldı. Novella türünde yazılan kitap bir psikolog ve apartman görevlisinin bir dairede birkaç saat yalnız kalmasını konu alıyor. Bu süreç içerisinde ikisi de hayatlarının bilinmeyen, karanlık ve tuhaf gerçekleriyle yüzleşirler. Yer yer gerildiğiniz, sinir olduğunuz kısımlar daha da çok meraklanmanızı sağlıyor okurken. Psikolojik çıkarımlara, toplumsal dayatmalara, hiyerarşik düzene bolca atıf yapılması ayrıca tat katıyor. Bir psikoloğun bile kendisiyle çatışmalarını okumak ve onu bu çatışmaya sürükleyen insanın apartman görevlisi olması; okuyup belirli bir statüye gelmenin aslında bazen ne kadar da boş olduğunu ve toplumsal düzende bu çatışmanın ne kadar gereksiz olduğu gayet güzel anlatılmış. Güç, para, zenginlik gibi kavramların insan ahlâkîyla, daha doğrusu ahlaksızlığıyla, neleri doğurabileceğini de okuyorsunuz. Kabul edilmeyen gerçeklerin, aslında insanı nasıl da esir aldığını psikolog Erdem'in hikâyesinde oldukça açık bir şekilde görüyorsunuz. Hepimizin kabul edemediği bazı gerçekleri var hayatında. Ya onlarla yaşamayı öğreniyor ya da onlarla kavga ediyoruz. Zaman zaman iyileştiğimizi zannetsek de, derinlerde yatanın farkında olmamak; buz dağının altını görmezden gelmeye benziyor. Bu kısa kitapta çok şey var almasını bilirseniz. Yazarın diğer kitaplarını da umarım bu merakla okuyabilrim.
1000Kitap
Kötü Bir GünGürgen Öz · Destek Yayınları · 2021544 okunma
Puan vermedi·122 syf.··
2024 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2024 14:29
"Gülene, ağlayana, sevene, dövene aldanana, aldatana, ekene toplayana herkese hak veriyorum. Her el açana istihkâkını dağıtan sen olduğun için, ey hesabı kitabı şaşmaz mizancı." Nasıl güzel bir teslimiyet. Şaşılası, hayran olunası, imrenilesi. İyi ve güzel olan her ne varsa bu cümleyi ve anlayışı hak ediyor aslında. Her şeyden arınmış, olanla olmayana neden aramayı bırakmış, ne için,i nasılı, kiminlesini bir kenara bırakıp o dönen devrana hayran kalınmış bir anlayış. Hayatımızda ihtiyaç duyduğumuz yegâne şey bence bu olmalı. Yemek, su, hava kadar önemli; teslimiyet. Hiçbir sevgiyle boy ölçüşemeyen bir sevgi değil midir şu cümleleri yazanın sevgisi? Sevmek de nasip işidir elbet. Şartsız,koşulsuz, sorgusuz teslim olabilmek, nasibi alabilmenin belki ilk adımı olabilir. Sorgulamamaktan kastım körü körüne değil; kalbin işi bu. Nasıl ki bazı hisleri sorgulamaz yaşarız, bu da öyledir. Anlamayanı da vardır, daha anlatmadan "bildim" diyeni de. Vel hasıl orası da nasiptir. Gelelim bu cümlelerin sahibine ve nadide kitabına: Samiha Ayverdi'nin Hancı adlı nazım şiirlerinden oluşan bu eser, tasavvufi tarzda yazılmış olup, her gönlünüz karardığında açıp okuyabileceğiniz bir kitap. Kitabı okurken nasıl bu kadar güzel sevilebilir bizi Yaradan diye düşünmeden edemiyorsunuz. Yazılan her bir cümle sanki bir sevgiliye yazılmış gibi. Asıl sevgilinin kim olduğunu bize hatırlatırken, bakış açınızı o kadar değiştiriyor ki... Tekrar tekrar okumaktan ve cümleleri irdelemekten kendinizi alamıyorsunuz. "Seni ararken kendimle buluşuyor, kendimi bulmak isterken seninle yüz yüze geliyorum" diyor yazar. İnsanın ne kadar Yaradan' la iç içe olduğunu bize öyle güzel aktarıyor ki, kitabı okurken asla yalnız olma asla yalnız olmadığınızı O' nun her daim yanınızda ve her nefesinizde içinizde
1000Kitap
HancıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2008329 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 22. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2025 22:52
Tolstoy' a göre hayatın anlamı, anlamsız oluşunda gizlidir. Anlamsız ve düz yaşamanın gerekliliğini savunur. 1880 yılında yazdığı bu kitabında; hayatı, inancı, yaşamın anlamsızlığını sorgular. Bu eseri 1884 yılında inanç şeklini oldukça ciddi bir biçimde sorguladığı için yasaklanmıştır. Kitaba başlarken zaten bir kısmında inançsızlığından bahsetmiştir. Tolstoy eserinin ilk sayfalarında hayatın anlamsızlığından ve boşluğundan öyle bir bahsetmiştir ki, bir cümlesinde şöyle yazmıştır: " Belki de yazılarımın bana kazandıracağı ünü düşünerek kendime, 'Pekâlâ, Gogol' den, Puşkin' den, Shakespeare' den, Moliere' den yeryüzündeki bütün yazarlardan ünlü olacaksın,e sonra?' dedim. Hiçbir şeyi ama hiçbir şeye cevap veremedim." Bu şekildeki bir ün bile Tolstoy'u yaşamak için heyecanlandırmamış tat vermemiştir. Kendini tatmin edecek hiçbir arzunun olmayışından bahseder kitabında. İnsan için belki de ruhsal açıdan gelebileceği son nokta olsa gerek. Kitap bu sorgularla başlayıp daha da artan sorgularla devam ediyor. Açıkçası, kendimce inandığım ve inançlı olduğumu -kendi çapımda- düşünürsek; bu eserin yasaklanma nedenini daha çok anlıyorum. Eğer bir insanın inancı pamuk ipliğine bağlıysa, bu eseri okuduktan sonra kendisini yoldan saptırabilir. Okurken zaman zaman 'yok artık hayat bu kadar da kötü olamaz' diyorsunuz. Eseri okumaya başladığımda Schopenhauer' ın "Hayatın Anlamı" kitabıyla benzediğini düşünmüştüm. Ve beni. şaşırtmadı. Tolstoy, Schopenhauer' dan esintiler de vermiş 'İtirafları' na. Tolstoy bu otobiyografik eserinde "ruhsal çöküşlerinden" bahsetse de, okurken ufkumuzu da açmıyor diyemem. Aslında kendi umutsuzluğumuzun içerisinde, bizlere umut da aşılayıcı cümleler de veriyor. "Yaşayanların arasında kim varsa onun için umut vardır. Çünkü yaşayan bir köpek ölü bir
1000Kitap
İtiraflarımLev Tolstoy · Kızıl Panda Yayınları · 029,3bin okunma
Reklam