Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 27 dk.
Sayfa Sayısı:
122
Basım Tarihi:
2008
Yayınevi:
Kubbealtı Neşriyatı
ISBN:
9789757663010
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

"Bir Nokta İdim..."
Puan vermedi·122 syf.··
Beğendi
·
2019 161. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2019 01:37
Günlerdir satır satır bu eseri okuyorum, oysa 124 Sayfa...Cümleler birbirinin içine bakan aynalar gibi, hem derinliğine yürek yetmiyor, hem de cümlelerden geçmek, ayrılmak hayli güç... Her sayfayı açarken acaba burada kalemi hangi ahvâlle oynattı Sâmiha Anne diye düşünmeden edemedim. Kendi özel notları olması da, daha çok ihtimam gösterme arzusu uyandırıyor... Kimbilir okuduğumuz eserlere ne kadar mahçubuz... Kimbilir üzerinden işitmeden geçtiğimiz cümlelere ne kadar çok borçlandık... Tüketirken, eksildik, boşluğun izini sürdük... Eserin bende bıraktığı lâtif nasihatler; • Kâlbin nur ile dolsa da ve hattâ etrafına ışıklar saçsa da, mumun yanan ucunda ki o sürekli kararan ve küle dönen noktayı unutma, kâlbinde ki o noktanın varlığını unutursan, ateşin harında ruhunun helâk olması saniyelerin tenezzülüne muhtaçtır. • Gözyaşı da hasede uğrar, ne tarifsiz bir telkin...Oysa gözyaşımız kurusun, artık yerini tebessüme bıraksın isteriz.Neden gözyaşları gizlenmelidir? Allah için gönlü dolduran, elemiyle, huşusuyla, sevinciyle dupduru bir ırmaktır ve arındırmakla arınır... • Demek ki insan dua etmeye kalkışmadan da Rabbi ile konuşabiliyor, demek ki her anında tefekkür eden bir mürşidin, her sözü 'Rabbim'le başlayıp, 'Rabbim'le yüceliyor, O'ndan başka menzili, O'dan başka orijin noktası, O'ndan başka seslenişi kalmıyor. • Dert yok âlemde, insanoğlu lutûfları yontup dert yapıyor. Akıl meselâ, gönlün asası, meşalesidir. Çoğu kez biz o nuru birer yangına çevirip, yaktığımız ruhumuzun toprağına gaflet tohumu serpiyoruz... Netice ise, diğer meşalesi elinde kullara cefadan öteye gitmiyor... Yangın gün be gün büyüse de, sen içini serin tut Sevgili okur... Bu yangın ruhuyla idrak edenlerin ve aklıyla hissedenlerin gözünü bile yormaz... • Her ne keyfiyette
HancıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2008329 okunma
Puan vermedi·122 syf.·
2022 29. kitabı
"Asıl akrabalık, ruh arkadaşlığıdır,insan, kendi manasını bulduğu kimsenin yakınıdır." diyen şahane ruhun,Hancı adlı kitabını okudum..Okumaya doyulmayacak,ruhumuza tercüman olacak bir eser..Bir Annenin,bir kadının ,bir kulun Rabbine sığınışı,yakarışını en güzel biçimde ifade ettigi bu eseri,arafta kalmışlara,biçârelere,yaratanına nasıl sesleneceğini bilmeyenlere,bilemeyenlere tavsiyemdir..
Tasavvuf
HancıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2008329 okunma
Puan vermedi·122 syf.·
2021 15. kitabı
Okumaya doyum olmayacak , anlamadan , hissetmeden tek kelimesi dahi geçilemeyecek , zâhiren pek ince olduğu halde , insanı yüreğinden sımsıkı tutacak bir kitap... Bu kitabı, inancını , duygusunu , mü'minliğini , edebiyatımızla buluşturan kıymetli Hanımefendi'nin Rabbine bir sığınışı , bir yakarışı , münacaatı , bir şiiri , olarak kabul etmek gerek... Sâmiha Ayverdi Hanımefendi'nin herbiri birbirinden kıymetli eserlerine geç kalmışlığımın mahcubiyetiyle...
HancıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2008329 okunma
7/10
·122 syf.·
Beğendi
·
2022 26. kitabı
Merhaba kitapseverler, Sâmiha Ayverdi'nin okuduğum ikinci kitabı Hancı'nın; içeriği tasavvufi yazılan serbest nazım şiirlerinden oluşuyor.Dili herkese hitap etmese de ben yazarın üslubunu çok seviyorum.Tasavvuf severlerin muhabbetle okuyacağı hacmi küçük,mânâsı derin bir kitap.Okuyacaklara şimdiden engin kavrayışlar dilerim.Kitaptan bir alıntıyla muhabbet üzere kalın. “Hasret bir han,ben hancıyım. Hasret bir yol,ben yolcuyum.Hasret kalem bense yazı.Hasret mîzan,bense mahşer. Hasret bir saz; ben bir nağme. Hasret çile; bense derviş. Hasret çarmıh;ben bir mahkum. Hasret kılıç, bense şehit. Hasret derya,ben bir dalga... Yüzer yüzer yüzücüyüm.Hasret sırat, ben bir yolcu. Geçer,geçer geçiciyim..."
Şiir
HancıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2008329 okunma
Puan vermedi·122 syf.··
2024 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2024 14:29
"Gülene, ağlayana, sevene, dövene aldanana, aldatana, ekene toplayana herkese hak veriyorum. Her el açana istihkâkını dağıtan sen olduğun için, ey hesabı kitabı şaşmaz mizancı." Nasıl güzel bir teslimiyet. Şaşılası, hayran olunası, imrenilesi. İyi ve güzel olan her ne varsa bu cümleyi ve anlayışı hak ediyor aslında. Her şeyden arınmış, olanla olmayana neden aramayı bırakmış, ne için,i nasılı, kiminlesini bir kenara bırakıp o dönen devrana hayran kalınmış bir anlayış. Hayatımızda ihtiyaç duyduğumuz yegâne şey bence bu olmalı. Yemek, su, hava kadar önemli; teslimiyet. Hiçbir sevgiyle boy ölçüşemeyen bir sevgi değil midir şu cümleleri yazanın sevgisi? Sevmek de nasip işidir elbet. Şartsız,koşulsuz, sorgusuz teslim olabilmek, nasibi alabilmenin belki ilk adımı olabilir. Sorgulamamaktan kastım körü körüne değil; kalbin işi bu. Nasıl ki bazı hisleri sorgulamaz yaşarız, bu da öyledir. Anlamayanı da vardır, daha anlatmadan "bildim" diyeni de. Vel hasıl orası da nasiptir. Gelelim bu cümlelerin sahibine ve nadide kitabına: Samiha Ayverdi'nin Hancı adlı nazım şiirlerinden oluşan bu eser, tasavvufi tarzda yazılmış olup, her gönlünüz karardığında açıp okuyabileceğiniz bir kitap. Kitabı okurken nasıl bu kadar güzel sevilebilir bizi Yaradan diye düşünmeden edemiyorsunuz. Yazılan her bir cümle sanki bir sevgiliye yazılmış gibi. Asıl sevgilinin kim olduğunu bize hatırlatırken, bakış açınızı o kadar değiştiriyor ki... Tekrar tekrar okumaktan ve cümleleri irdelemekten kendinizi alamıyorsunuz. "Seni ararken kendimle buluşuyor, kendimi bulmak isterken seninle yüz yüze geliyorum" diyor yazar. İnsanın ne kadar Yaradan' la iç içe olduğunu bize öyle güzel aktarıyor ki, kitabı okurken asla yalnız olma asla yalnız olmadığınızı O' nun her daim yanınızda ve her nefesinizde içinizde
1000Kitap
HancıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2008329 okunma
Puan vermedi·122 syf.·
2021 35. kitabı
Defalarca okunacak, muhteşem bir eser.. - "Kimsin diye sordular. - Bu dünyada işi bitenim! dedim. - Öyle de neden sefere çıkmazsın? dediler. - İşi bitmemiş olanlara yoldaşlık etmem murattır, dedim. - Senin için mürit diyenler de, murat diyenler de var, hangisisin sen? dediler. - İşte buna gülesim geldi yesriplim! - Kah müridin, kah muradın olduğumu onlara söyler miyim hiç?"
Edebiyat
HancıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2008329 okunma
"Bir" Olana Meftunuz
8/10
·122 syf.·
2025 68. kitabı
"Handır bu gönlüm, ya misâfirhâne... Dert konuklar, derman konuklar, hayal konuklar, melâl konuklar; mümkün konuklar, muhal konuklar. Hele hasret, hiç çıkmaz ordan, çıkmaz ordan. Handır bu gönlüm, yıkık, dökük.. Fakir konuklar, zengin konuklar, geçen konuklar. Hele bir hancı vardır hiç çıkmaz ordan, çıkmaz ordan.." ****************************** Sâmiha Ayverdi'nin Hancı eseri, insanın gönlünün ömrünce gelip geçen her şeyin bir konaklama yeri olarak betimlendiği derin tasavvufi ve ruha ferahlık veren bir eseridir. Duyguların, düşüncelerin, arzuların, acıların konakladığı geçici bir mekân gibi tasvir edilir. “Misafirhane” olması ise gönlün sahip olunmayan, her şeyin uğrayıp uğurlandığı, hiçbir şeyin baki kalmadığı bir yer olduğu ima edilir. İşte bu gönülde kalıcı, "BİR" ve tek zat olan Allah aşkı, bu değerli kalemin gönlüne sığmamış, taşmış kelamlarıyla tezahür edilir. Kısa metinlerden oluşan eserde, her sayfasında insanın nefsiyle, dünya yaşamıyla, fıtratındaki güzelliklerle, eksikliklerle, imtihanlarla olan münasebeti hatırlatılıyor. En önemlisi de, yere göğe sığmayan Yaradan'a duyulan muhabbetin gönle dolması, oradan taşmasının ifade edilme noktasındaki acizliğini hissettiriyor. Hanımefendinin öyle bir hali vardır ki, aklın acizliğiyle Yaradan'ı bulmaktan imtina eder; hakikâti üzerine giyer gibi kabul eden bir imana talip olur. "Hesâba kitâba aklım ermiyorsa, ne gam? Seni hesapla kitapla mı buldum Allah'ım? Hileye hud'aya zihnim yatmıyorsa, ne zarar? Seni tuzakla kementle mi yakaladım Allah'ım?" Kelamları o kadar ruha dokunuyor ki, bu eserinde özellikle Allah'ın huzurunda konuşuyor olarak yazdığını hissettim. İnsan Allah ile muhabbetini arttırdıkça öyle dolduruyor ki Yaradan o yüreği.. Doluyor taşıyor, ardından dolmaya devam ediyor, bir şelale gibi akıyor gönülden
Din İslam
HancıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2008329 okunma
10/10
·122 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2021 09:29
Okumalara doyamadım, okudum, okudum, yudum yudum.. Anlamadan, hissetmeden tek kelimesini geçmek istemedim. Bu cümleler kağıtta durduğu gibi durmuyor yürekte zira. Bazı anlayamadığım sözler de var mutlaka, Sâmiha hanımı bilmesek elfaz-ı küfürden deriz. Ama o, Rabbisiyle öyle güzel anlaşıyor ki insan hayran kalıyor. Hele; "Duâ edecektim, içimden bir ateş yükseldi, kelâmımı, merâmımı yakıp kül etti. Bir ses duydum. Sen mi idin, yoksa ben mi?" diyor ki, başınızı ellerinizin arasına alın, düşünün, düşünebildiğiniz kadar.
1000Kitap
HancıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2008329 okunma
10/10
·122 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2021 19:28
Kitapta Samiha Ayverdi Hanım'ın gönül dunyasindan katreler bulacaksınız . Bazı cümleler beni benden aldı diyebilirim . Rabbim hanımefendinin gönül dunyasindan bize de nasip etsin .
1000Kitap
HancıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2008329 okunma
Puan vermedi·122 syf.··
2021 38. kitabı
Hancı. Sâmiha Ayverdi Hanımefendi'nin ilk okuduğum kitabı. Tahsil zamanlarımda belki okumuş olabilirim ama anımsayamadım. Fakat zihnimin derinlerinde hatırladığım bazı ânlar var. Doğma büyüme Fatihliyim, evlenip adresim değişene kadar da orada yaşadım. Fevzipaşa Caddesi üzerinde, Vezneciler istikametinde, yolun sağ tarafında kıymetli Sâmiha Hanım'ın evi bulunmaktadır. Önünden yüzlerce kez geçtim, desem mübalağa etmiş olmam sanırım. 1967 senesinden vefatına kadar bu evde yaşamış. Vefatı sonrası evi, Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı olarak kullanıma açılmış. Tabela okumayı çok seven biri olarak her geçişimde ismini okurdum. Ne yazık ki nasıl kıymetli bir yazar ve şahsiyet olduğunu bu yaşlarda idrak ediyorum. Hancı kitabına geri dönersek eğer, Allah' a olan aşkını, şiirsel bir dille, samimiyetle; zaman zaman içine ayna tutarak ve mahcubiyetle anlattığı bir eser. Hacim olarak küçük gözüküyor olsa da içindeki mânâ sayısız kitaba denk. Öyle okuyup geçilebilecek bir kitap asla değil. Kelime hânenize nicelerini ekliyorsunuz sayfalarında. Hele bazı cümleler var ki sizi sarsıp içine çekiyor. Söylenecek çok kelâm var fakat devamını okurken görün isterim. Hâlâ tanımayanlar/ tanışmayanlar için şiddetle tavsiyedir. Okumama vesile olan kitap yorumu için @muhammedsafaulusoy Bey'e yeri gelmişken teşekkür etmek isterim. #sâmihaayverdi #hancı
HancıSâmiha Ayverdi · Kubbealtı Neşriyatı · 2008329 okunma

Yazar Hakkında

Sâmiha AyverdiYazar · 63 kitap
Sâmiha Ayverdi (d. 25 Kasım 1905, İstanbul - ö. 22 Mart 1993, İstanbul), Türk mütefekkir ve mutasavvıf yazar. Roman, hikâye, hatırat, makale ve inceleme türünde yapıtlar verdi. Rifailik tarikatına bağlı idi. Piyade Kaymakamı (Yarbay) İsmail Hakkı Bey ile Fatma Meliha Hanım’ın kızıdır. Mimar ve tarihçi yazar Ekrem Hakkı Ayverdi'nin kız kardeşidir. Şehzadebaşı semtinde doğan Samiha Ayverdi, Süleymaniye Kız Numune Mektebi'nde eğitim gördü; daha sonra özel derslerle eğitimini sürdürdü. Çok iyi derecede Fransızca öğrenerek tarih, tasavvuf, felsefe alanlarında kendini yetiştirdi. Ayverdi, Kubbealtı Cemiyeti kurucu üyesidir. Ayrıca, İstanbul Fetih Cemiyeti, İstanbul ve Yahya Kemal Enstitülerinde faal üyeliklerde bulunmuş, 1966'da Türk Ev Kadınları Derneği'nin (Türk Kadınları Kültür Derneği) kuruluşuna önayak olmuş, 1970'te ağabeyi ile birlikte Kubbealtı Cemiyeti'nin kurulmasını sağlamıştır. 22 Mart 1993 tarihinde ölen Sâmiha Ayverdi'nin mezarı, İstanbul Zeytinburnu'ndaki Merkez Efendi Camii'nin bahçesindedir.. İstanbul'un Fatih ilçesinde Edirnekapı'dan Saraçhane'ye kadar uzanan Fevzipaşa caddesi ve Hırka-i Şerif Camii yakınındaki Koyun Baba Parkı'nda 1976 yılında ağaçlandırma çalışmaları yaptırdı. Eserleri Samiha Ayverdi, 1938'de ilk romanı Aşk Budur'u (Aşk Bu imiş) yayınladı. 1946'dan itibaren daha çok fikir ve tarih eserlerine ağırlık verdi. Yapıtlarında, tarihi yoğun biçimde kullanmıştır. İnceleme yazıları ve romanları İstanbul üzerinedir. Tasavvuf düşüncesi ve tarih özellikle romanlarında canlanmış, Kenan Rifai'yi eserleri yoluyla okuyuculara tanıtmaya çalışmıştır. "Batmayan Gün" ve "İnsan ve Şeytan" adlı romanları geçmişi arayışının ürünleridir. Geçmişe duyduğu özlemi en iyi yansıtan romanı 100 Temel Eser listesi'nde de yer alan İbrâhim Efendi Konağı'dır. Kubbealtı Neşriyat tarafından Samiha Ayverdi Külliyatı adıyla çıkan kitapların sayısı 47 adettir. Ödülleri 1978’de Türkiye Millî Kültür Vakfı Armağanı; 1984’te Millî Kültür Vakfı tarafından verilen Türk Millî Kültürüne Hizmet Şeref Armağanı; 1985'te Yeryüzünde Birkaç Adım isimli eseri nedeniyle Boğaziçi Yayınları tarafından Boğaziçi Başarı Ödülü almıştır . 26 Nisan 1986’da, Türk Edebiyat Vakfı tarafından kendisine "Millî Sanata Hizmetleri"nden ötürü bir plaket sunulmuştur. 1988 yılında yayınlanan “Hey Gidi Günler Hey” isimli eseri nedeniyle, Türkiye Yazarlar Birliği'nce kendisine Yılın Dil Ödülü verilmiştir. 1990'da Başbakanlık aile araştırma kurumu kendisine bir şükran plaketi sunmuştur. 1992 yılında Türkiye İlim ve Edebiyat Eserleri Sahipleri Meslek Birliği'nce (İLESAM) verilen Üstün Hizmet Ödülü'nü almıştır. İstanbul, Fatih'te Vatan Caddesi üzerinde bulunan Vatan Anadolu Lisesi'nin ismi 2005 yılında değiştirilerek, Samiha Ayverdi Anadolu Lisesi yapılmıştır. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Sâmiha_Ayverdi