Bir medeniyetin yenilmesinin ana sebebi medeniyetin kendi hataları olabilir lakin yenilen tarafın ekonomik ve sosyal koşullarda halinin içler acısı durumda olmasının en büyük sebebi galibin vicdansızlığıdır.
Buna içimdeki şeytan diyordum; müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve
kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytani? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan
yok... İçimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri gör-
mekten kaçmak itiyadi var. Hiçbir şey üzerinde düşünmeye, hatta bir parçacık durmaya alşmayan gevşek beyinlerimizle
kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz biçare irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa
savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuyvetlerde, insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz.