Yekda

Yekda
Sesini değil sözünü yükselt. Yağmurlardır yaprakları büyüten , gök gürültüleri değil.
Msc.Civil Engineer
88 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Yekda

, bir kitap okudu
8/10
·508 syf.·
Beğendi
·
2022 18. kitabı
Charles Dickens
8.5/10 · 76,6bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tahayyül edilebilecek gelmiş geçmiş tüm gözü doymaz ve kana susamış canavarlar, adeta Giyotin'de vücut bulmuştur. Şu koskoca Fransa'da, toprakların tüm bereke­ tine ve iklimin elverişliliğine rağmen bir çimen tanesinin, bir yaprağın, bir kökün, bir filizin ya da bir biber tanesinin bü­ yüyüp olgunlaşması bile, bu korkunç zamanların gelişi ka­ dar öngörülebilir değildir. Aynı çekiçlerle insanlığın kafasına kafasına yine vuracak olsanız, o yine aynı vahşi hallerine bürünecektir. Zulüm ve zorbalık tohumlarını bir kez daha ekecek olsanız, sonunda ektiğiniz tohuma uygun bir meyve almanız işten değildir.
Nasıl ki günahkar ve ihmalkar yaşam tarzının sebep olduğu fiziksel hastalıklar her türden insanı vurursa, tarifsiz acıların, katlanılmaz zul­ mün, acımasızca görmezden gelinişin sebep olduğu o kor­ kunç ahlaki yozlaşma da, ayrım gözetmeksizin herkesi kırıp geçiriyordu.
Devir değişir Devran değişmez
“ Askerî bilgilerden yoksun subaylar; gemiler hakkında hiçbir şey bilmeyen deniz subayları; hiçbir işten anlamayan devlet memurları; ateşli gözleri, sarkmış dilleri ve dağınık yaşamlarıyla dünyanın en dünyevi ve arsız din adamları, hiçbiri bu işleri yapmaya uygun değillerdi ama yayıldıkları yerden oraya aitmiş gibi davranıyorlardı ve hepsi ucundan köşesinden Monsenyör'ün düzenine aitti, bu yüzden ucunda para olan her türlü işe koşturuluyorlar, onlarsa topladıkları paralara bakıyorlardı”
Bundan daha güzel anlatılabilir mi bir ölüm ?
Sürekli rahatlık , hareketsizlik, gamsızlık yavaş yavaş hayat makinesini körletmişti.İlya İlyiç zahmet çekmeden , can çekişmeden , kurulmamış olduğu için duran bir saat gibi bitivermişti…