Yekda

Yekda
Sesini değil sözünü yükselt. Yağmurlardır yaprakları büyüten , gök gürültüleri değil.
Msc.Civil Engineer
88 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Oblomov tek cümle olsaydı, ne büyük yazar , ne büyük eser!!!
Yavaş yavaş kendi hayatının , bu düz ve geniş tabutun içine yattı, tıpkı kendi mezarını hazırlayan eski keşişler gibi
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Oblomov
“İnsan pek zor bir yolla ya kaderine boyun eğmeyi öğrenir (ki o zaman bedeni ağır ağır, giderek kendi yönünü bulur), ya da keder yıkar onu, (duyduğu kedere veya kişiliğine göre) artık bir daha ayağa kalkamaz.”
“Gereği olmayan ya da yerine getirilemeyecek fedakârlıklar yapmayı önermek, gerekli olanları yapmamak için sinsi insanların başvurduğu bir hiledir. ”
“Yalnızca (az ya da çok) dar kafalı kadınlar hileye başvururlar, hile yapmakta ısrarcıydırlar. Yeterince akıllı olmadıkları için, günlük ufak tefek olayların etkisiyle hareket eder; çevrelerindeki yaşamın başlıca çizgilerinin nasıl geliştiğini, nereye yöneldiğini, nerede birleştiğini fark etmeden, kişisel yaşam politikalarını hile yoluyla bir dantel gibi işleyerek örerler. Hile, çok şey alamayacağınız bozuk para gibidir. Bozuk parayla ancak birkaç saat yaşayabileceğiniz gibi, hileyle de bir şeyleri gizleyebilirsiniz ancak, insanları aldatabilir, değiştirebilirsiniz, ama uzak ufku göremezsiniz, büyük, önemli olanın başını, sonunu bir araya getiremezsiniz. Miyoptur hile. Ancak burnunun dibindekini iyi görür, ama uzağı göremez; bu yüzden de, başkalarına kurduğu tuzağa kendi düşer. Olga ise kurnaz değil, akıllıydı: Örneğin, her zaman olduğu gibi bugünkü sorunu da ne kolay, ne açık seçik çözmüştü! Olayın özünü hemen kavramış, üzerine dosdoğru gidiyordu. Oysa hile fare gibidir: Hedefinin çevresinde dolanır durur, gizlenir...”
“ İnsan hayatta kendi bildiği gibi adım atarsa sonunda böyle olur işte. Her zaman bastığın yeri yoklayarak yürümelisin, çoğu şeyi görmezden geleceksin, hep mutluluk, mutluluk diye sayıklamayacaksın, onu elinden kaçırırsan da yakınmayacaksın... Hayat budur işte! Kim demiş hayatın mutluluk, neşe olduğunu? Akılsızlar! Olga ne diyor: Hayat yaşamaktır, görevdir, zorunluluktur; zorunluluk ise zordur. Yerine getirmeliyiz görevimizi...”