Sarıgül

Sarıgül
@Yellowrose
Evli, çocuklu, çokça okuyan, çokça izleyen, çokça gözleyen, az biraz yazan ve çalışan bir yurdum insanıyım.
Kapak Kızı
7/10
·263 syf.··
2021 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2021 23:05
Serinin ilk kitabı olmasına rağmen Yeşil Peri Gecesi ve Osman dan sonra okuduğum kitabın beni onlar kadar etkilemediğini söylemek isterim. Okuduğum diğer Ayfer Tunç kitaplarındaki gibi yine karakter tahlillerinin, psikolojik çözümlemelerin olduğu, okumanın oldukça akıcı ilerlediği bir kitap. Diger kitaplardan önce okusaydım daha çok etkilenir miydim, diye düşünmeden edemedim yine de.
Kapak KızıAyfer Tunç · Can Yayınları · 202013,6bin okunma
Reklam
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 29 Şubat 2020 18:19
"İktisatçılara ve ahlakçılara soruyorum, sefalete, aşırı çalışmaya, umutsuzluğa, yozlaşmaya, ürkütücü cehalete, kahredici kör talihe ve sonu gelmez fukaralığa mahkum olan bireylerin sayısını hiç hesaplamışlar mı acaba?" Almeida Garrett'e ait bu sözle başlayan kitap, Saramago' nun kendine has anlatım tarzıyla başta beni zorlasa da, anlatılanlar yüzyılların ve coğrafyanın değiştiremediği güncel hallere ait olduğundan, oldukça keyifle ve sindirerek okuduğumu söyleyebilirim. Araziyi ve köylüleri okurken Yaşar Kemal anlatımıyla İnce Memed'i, işkence sahnelerinde Yaralısın' ı anımsadım hep. ..... Neredeyse yarısı çizdiğim cümlelerle dolu olan kitaptan,tam da muhteşem film Django nun kraldan çok kralcı, efendisini bile bıktıracak yalakalıktaki kahya Stephen karakterini anlatan bir alıntıyla satırlarıma son veriyorum: 'Köpeklerin arasından seçilen, köpekleri ısırması gereken bir köpektir kâhya."
Toprağın UyanışıJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2017524 okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2019 82. kitabı
6. Mayıs. 1972 Çoğunun bir şekilde tanıklık ettiği, kiminin ezberden kimininse okuyup araştırarak, içinde hissederek yaşadığı o acının doğum günü. Deniz Gezmiş'in, Yusuf Arslan'ın ve Hüseyin İnan'ın, görünüşte 'Devleti yıkmaya çalışmak' suçuyla, ailelerine ve avukatlarına tam vakitleri bile haber verilmeden ,üstelik infazları birbirlerine izletilerek idam edilişlerinin yıldönümü yarın. 47 yıl önce bugünü yarına bağlayacak gece, bazıları için gelmeyecek bir sabaha gebeydi ne yazık ki... Ben ve benim gibi, aileleri tarafından bir şekilde 'kendi yaşadıkları acıyı yaşamayalım' diye siyasetin dışında bırakılıp apolitik yetiştirilen neslin sonradan öğrendiği gibi, Deniz Gezmiş ve arkadaşları, hak etmedikleri o ölüme metanetli bir şekilde gidiyor, idam sehpasına kendileri çıkıyor ve ayaklarının altındaki tabureyi de kendileri itiyorlar. Kendilerinin de söylediği gibi bir devrimciye yaraşır şekilde ölüyorlar. Gülünün Solduğu Akşam, işte bu infazların öncesinde neler olduğunu, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının aslında ne yapmak istediklerini, örgütlenmelerinin ve halkı, köylüyü, işçiyi bu uyanışa dahil etmek istemelerinin nedenlerini, o dönemde gerçekten ne yapmak istediklerini, kaçışlarını, yakalanmalarını, hapisteki yaşamlarını ve içeride iken gördükleri işkenceleri anlatıyor. Bu kitabın en önemli özelliği, bunları, birinci ağızdan, yani yaşayanların ağzından anlatması. Erdal Öz, anlatıklarını, Gezmiş ve arkadaşlarıyla bir süre beraber kaldığı Mamak Askeri Cezaevinde iken onlarla yaptığı konuşmalara ve o sırada tuttuğu notlara dayandırıyor. Kitabın büyük çoğunluğu, Gezmiş ve arkadaşlarının anlattığı gerçekler üzerine kurulu. Ve bu nedenle de inandırıcılığı oldukça yüksek oldu benim için. Zaten daha sonra konu ile ilgili yaptığım okumalar ve izlediğim o dönem belgeselleri de,
Gülünün Solduğu AkşamErdal Öz · Can Yayınları · 20217,6bin okunma