Altı Harfli Bir Tatlı
Şermin Yaşar’ın okuduğum ikinci romanı Altı Harfli Bir Tatlı, insanın iç dünyasına, yalnızlığa, anneliğe ve affetmeye dair derin duygularla örülmüş bir roman. Yazar, sade dili ve güçlü betimlemeleriyle iki kadının hayat hikâyesini iç içe geçirerek okuyucuya dokunaklı bir yolculuk sunuyor.
Romanın merkezinde Selime Teyze ve Meltem isimli iki kadın karakter yer alıyor.
Selime Teyze, dört çocuk annesi, hayatı boyunca ailesi için çabalamış bir kadındır. Ancak eşi öldükten sonra büyük bir boşluğa düşer. Çocuklarını büyütüp evlendirmiş olsa da, herkes kendi yaşamına karışınca Selime Teyze’nin yalnızlığı giderek artar. Kendini unutulmuş hisseder, “ben yoksam kimse fark etmez” duygusuna kapılır. Bu duygularla evini sessizce terk eder ve Balıkesir’in küçük bir kasabasına yerleşir. Burada hem kendini hem de geçmişini sorgular.
Diğer yanda Meltem vardır. O da hayatı boyunca “annesi tarafından terk edildiğine” inanarak büyümüş bir kadındır. Dede ve babaannesinin yanında yaşayıp onların sevgisiyle büyüse de anne ve baba sevgisinden mahrum bir çocukluk geçirmiştir. Evlendiğinde de aradığı anlayışı bulamamış, sevgisizliğin içinde boğularak eşinden ayrılmıştır. Bir gün, kısa süre önce tanıştığı Fırat’la birlikte Balıkesir’e gider. Fırat işleriyle ilgilenirken, Meltem kendini Selime Teyze’nin yanında bulur.
Bu karşılaşma, iki yalnız ruhun birbirine ayna tuttuğu bir dönüm noktası olur.
Bir gün gibi kısa bir zamanda, yılların yükünü paylaşırlar. Selime Teyze yaşadıklarını anlatırken, Meltem kendi hayatını sorgular; annesini hiç aramadığını, belki de onu anlamaya hiç çalışmadığını fark eder. Meltem’in Selime Teyze’ye söylediği şu söz, romanın kalbidir:
“Ne malum Selime Teyze? Her gün seninle uyanıp her yerde seni aramadıkları ne malum?”
Bu cümle Selime Teyze için bir umut
Havalı Bilgiler Kitabı
Dilara Sarı’nın kaleme aldığı Havalı Bilgiler Kitabı adlı eser, günlük yaşamda sıkça merak ettiğimiz “Neden?” sorularına bilimsel açıklamalarla yanıt veren keyifli bir bilgi kitabıdır. Yazar, “Neden rüya görürüz?”, “Neden Hıçkırırız?”, “Neden dişlerimiz çürür?”, “Denizler neden tuzludur?”, “Soğan gözümüzü neden yaşartır?”, “Gökkuşağı neden oluşur?”, “Neden horlarız?” gibi pek çok soruya sade, anlaşılır ve ilgi çekici bir dille açıklık getiriyor.
Kitap, özellikle 5., 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin seviyesine uygun olarak hazırlanmış. Hem bilgilendirici hem de eğlendirici yönüyle, genç okurların bilime olan merakını artırmayı başarıyor.
Bünyo ile Harika Organlar Diyarı “Bünyo ile Harika Organlar Diyarı” kitabını 5 ve 6. Sınıf öğrencilerime önermek amacıyla okudum. Kitapta, Bünyo ve Dilara’nın vücudun içindeki organlar arasında yaptığı eğlenceli ve öğretici bir yolculuk anlatılıyor. Ayrıca, hikâye boyunca akran zorbalığına da dikkat çekilmesi oldukça anlamlı. Ancak içeriğin dili ve anlatım tarzı itibarıyla kitabın ilkokul düzeyindeki 2, 3 ve 4. Sınıf öğrencilerine daha uygun olduğunu düşünüyorum. Buna rağmen, küçük yaş grupları için hem bilgilendirici hem de değerler açısından zengin, çok güzel bir kitap.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan parçalanmış bir ailenin pamuk kalpli çocuğu Jamie ve mükemmel sorunsuz bir çocuk olmaya çabalayan Emile’nin kesişen hayatları ve duygu dünyalarının anlatıldığı, samimi, empati ve duygu yüklü okurken yer yer yüreğinizi sızlatan çok çok beğendiğim bir kitap oldu. Kelebek Zihinli ÇocukVictoria Williamson
Yaşamak kitabını çok fazla duyarak merakla okumaya başladım. Dram, acı hayatın içinden olan bu duyguları işleyen kitapları severim. Fakat bu kitapta bu duygular oldukça fazla olmasına rağmen derinden hissedip yaşayamadım duyguları ayrıca olaylar arasındaki bağlantıları kopuk bulduğum bir kitap oldu. Maalesef okumakta zorlandığım, sevemediğim gereksiz abartıldığını düşündüğüm bir kitap…
Severek okuyanları vardır, fakat ben sevemedim.
Yaşamak