“Hakikatin yalnızlaştırdığı hür ruhlara…”
Vel asr/Kaleme ve yazdıklarına ant olsun
Ölümle ödüllü/Müebbete yolcu
Ümitvar/Yaşıyoruz sessizce
Zaman dönedursun o güne hasret...
İnsandaki çocuk vicdanı,tohumdaki öz gibidir. Ve o öz olmadan tohum filizlenmez,gelişmez.
Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin,insanoğlu doğdukça ve öldükçe,insanoğlu yaşadıkça,hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır.
İnsanın mutlu olması ve bu mutluluğu başkalarına da vermesi bazen ne kadar kolay oluyor!
Hep böyle,evet tam o anda olduğu gibi yaşamalıydı insan.
Ama gerçek hayat bu değildi.
Mutluluğun yanı sıra,peşini hiç bırakmayan ,insanın ruhunu,bütün hayatını allak bullak eden felaketler ,mutsuzluklar da vardı.
Anaların saçları başları karışık,yorgun-argın olsalar da,dudakları gülümsüyordu.
Durumları ister iyi olsun,ister kötü,ister mutlu olsunlar ister mutsuz,yavruları için gülümseyecek gücü her zaman bulurlardı.