Gütmeleri gereken sürünün merasına onlar da karışıp kaygısız bir hayat sürerler işin üstesinden gelsin diye de koyuncukları bizzat Hz. İsa’ya ya da güvenlerine mazhar olmuş bir biradere, hani derler ya, bir muavine bırakırlar.
Hükümdarın duygu dünyasını zedeleyecek, ona gölge düşürecek en ufak edepsizliğe fırsat tanınmaz. Av peşinde koşturunca, beygir besleyince, kurum ve makamları paraya tamah ederek peşkeş çekince, halkı soyup soğana çevirmek üzere yepyeni yöntemler keşfeden bir mekanizma besleyince ve dahi dalkavukluk kurumunu ayakta tutunca hükümdarlık görevlerini layığıyla yerine ge tirdiğini sanır bu egemen takımı.
Eski Ahit'in psikoz' sorunlu tanrısına kıyasla, 18. yüzyıl Aydınlanmasının deist Tanrısı baştan aşağı daha ulu bir varlıktır: kozmik yaratimina yakışan, yüceligi itibariyle insani meselelerle ilgilenmeyen, kişisel düşünce ve umutlarımıza kayıtsız, kirli günahlarımızı ya da gevelediğimiz pişmanlıklarımızı kafasına takmayan. Deist Tanrı, amacı fizik yapmak olan bir fizikçidir, matematiğin başı ve sonudur, bütün tasarımcıların en kusursuz olanıdır; evrenin bütün kurallarını ve sabitlerini oluşturan bir hiper-mühendis, onları mükemmel hassaslıkla ve önseziyle ayarlamış, bizim şu anda büyük patlama (biy-bang) diye adlandrabileceğimiz seyi ateşlemiş ve o andan itibaren emekli olmuş ve ortadan kaybolmuştur.