Hayata karşı bakış açımızı değiştirelim..Dostluğa önem verelim..Hayatı sessize alıp bol bol okuyalım...Yeri geldiğinde çocukça yaşayalım... instagram.com/yesim_keremm
Bu kitabı daha önce okumuş olduğunu söyler.Ne önemi var,der sahaf.Kitaplar bir çok kez okunmak için yazılmazlar mı?Kuşkusuz der Demir.Özellikle bir başka dilde okunduğunda,bir başka kitap gibi bile gelebilir insana.”
Hiç düşündün mü,insanların bizi niçin evlerine alıp beslediklerini,mangal kıyısında kıvrılıp yatmamıza izin verdiklerini,kucaklarına alıp okşadıklarını,her birimize,birbirine çok benzese de birer ad verdiklerini?Çünkü biz de onlar gibiyiz. Okşanmak,yanaşmak,sevilmek,yardım edilmek istiyoruz.Peki ama insanların dünyasında kendinizi hiç yabancı duymuyormusunuz?dedi fare. Onların dünyası bizim dünyamız değil ki,dedi kedi.Biz o dünyanın bir parçasında,kendi dünyamızı kurmuşuz.Tedirgin edildiğimizde hırlıyoruz,tırnaklarımızı gösteriyoruz.Gerektiğinde tırmalıyoruz. Belki evciliz ama,saydığın kadar insancıl değiliz.Hele insanların kölesi hiç değiliz.Yanaşmayı biliyoruz ama gerektiğinde başkaldırmayı da.Sürekli başeğenin,insanların dünyasında sevilmediğini atalarımız çoktan öğrenmiş.
İnsanların bu kadar acımasız olduğu,iyilerden çok kötülerin sözünün geçtiği,gerçek ilişkilerin değil çıkar ilişkilerinin revaçta olduğu,insanların imkan olarak görüldüğü bir dünyasa böyle hasas bir insan olmak.Hasas olmayan insanlar için yaşam daha kolay,düz bir çizgi üzerinde yaşayıp gidiyorlar,daha az sorgulayarak.Ama hasas insanlar için,her detay bir hüzün sebebi haline geliyor.