YeşimB

YeşimB
Übey bin Kab (ra)'ın rivayetine göre Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur: Kölelerinize Yusuf suresini öğretiniz. Zira herhangi bir müslüman onu yazıp ehline ve kendi kölesine öğretirse, Allahu Teala onun sekeratı mevtini kolaylaştırır. Hiçbir müslümana haset etmeye de mecal bulamaz.
Bir zât vefatından sonra Şah-ı Nakşibend (Kuddise Sırrühü)yu rüyada gördü. Ona: "Ya Mevlânâ! Ahiret âlemindesiniz, işlerin hakikatini gördünüz, bizlere daha çok ne ile meşgul olmamızı tavsiye edersiniz?" diye sordu. Şah-ı Nakşibend (Kuddise Sirruhů) buyurdu ki: "Son nefeste ne ile olmak isterseniz, onunla meşgul olunuz." İşte zikir ile öyle meşgul olalım ki, Azrail (Aleyhisselâm) ruhumuzu kabzetmek için geldiğinde bizleri gåfil bulmasın. O öyle bir andır ki bir insan değil Kur'ân-ı Kerim'i, 104 kitabı ezbere bilse dahi o anda kuvve-i müdrikesinden (hafızasından) silinir. Zikir ise öyle değildir. Kalp zikir ile cevherleşiyor ve onun hali oluyor (içi dışı zikirle doluyor). İşte bu hal insandan ayrılmaz.
Mikdad b. Amr bir gün oturmuş mescitte insanlarla sohbet ediyor. Tabiinden bazı zatlar, bir anda onu karşılarında görünce: "Ne mutlu Resûlullah'ı (sas) gören bu iki gözün sahibine... Keşke senin yerinde olsaydık ey Mikdad! Keşke senin yaşadığın zamanda ve zeminde biz yaşasaydık, o zaman biz de Allah Resûlü'nün sahabesinden olur, bu şerefe nail olurduk" demişlerdir. Böyle bir temenniye Mikdad b. Amr şöyle bir cevap vermiştir: "Hayır, bunu istemeyin ve böyle demeyin. O zamanda yaşayıp, o zeminde yaşayıp imandan mahrum da gidebilirdiniz. Biz nicelerini gördük ki böyle gittiler. Ama siz görmeden O'na iman ettiniz. Bu büyük bir nimet size düşen ah vah etmek değil, size bahşedilen iman nimetinin şükrünü eda etmenizdir."
Ebû Amr yahut Ebû Amre Süfyân b. Abdullah (ra) anlatıyor: –Yâ Resûlallah (sav), Müslümanlığa dair bana bir söz söyle ki, o konuda senden başka hiç kimseye bir şey sormaya ihtiyaç hissetmeyeyim, dedim. Peygamber (sav) bana: –Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol, buyurdu.
"...Bu odayı veya müziği biz istemedik fakat madem buradayız dans edelim gitsin.” (11.22.63)