Yeter şeref

Yeter şeref
@Yetersrf
ATT
Önlisans
29 okur puanı
Aralık 2022 tarihinde katıldı
Puan vermedi·512 syf.·
2024 23. kitabı
15 yaşında baba dayağından kaçan ve hayatını fahişelik yaparak kazanmaya başlayan Nana’nın hikayesi ile;toplumsal sorunlar,zenginlik,aristokrasi gibi kavramların ne kadar iki yüzlü,çıkarcı ve kişisel hazlarının peşinde koşan insanlar tarafından idare edildiğini,topluma adeta bir ayna tutarak bize gösteriyor Detaylı çevre tasvirleri ile başlayan roman, oldukça çok sayıda karakteri bize tanıtarak devam ediyor.Sonrasında tüm detayları ve açıklığı ile hikayeyi okuyoruz.Güzelliği ve cazibesi ile etrafındaki tüm erkekleri etkisi altına alan Nana, onları tamamen tüketmeden rahat edemiyor.Bu “femme fatal” kadın tiplemesi, Zola’nın etkisi ile bizim edebiyatımızda kendini göstermiştir.Aşk-ı Memnu’daki Firdevs Hanım ve benim yakın zamanda okuduğum Payami Safa’nın Canan’ı da, bizim edebiyatımızdan örnekler olabilir
NanaEmile Zola · İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·492 syf.·
2024 19. kitabı
·
Kitabın orijinal adı “Amerika ve Amerikalılar” olarak geçse de bizdeki başlık olarak 1954’te kaleme aldığı “Ben Bir Devrimciyim” ismi tercih edilmiş. Steinbeck romanlarına az çok aşina olanlar sırf başlığa bakarak bu kitabı bir roman olarak zannedebilirler. “Gazap Üzümleri” olsun, “Bitmeyen Kavga” olsun, “Fareler ve İnsanlar” olsun bu kitaplarda yazarın köleliğe, kapitalist sisteme, emek hırsızlığına olan duruşu sanırım herkesçe malum. Kitaba ismini veren makale de bu kitapta en beğendiğim yazı oldu, ancak biraz daha uzun olsaymış daha iyi olacakmış. Bu yazısında yazar kendisini “ben çok tehlikeli bir devrimciyim” olarak nitelendiriyor, devrim sözcüğünden ne anlamamız gerektiğini açıklıyor ve yazısında her zaman bireyin arkasında olduğunu ısrarla vurguluyor. Keyifli okumalar...
Ben Bir DevrimciyimJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2017283 okunma
Puan vermedi·400 syf.·
2024 17. kitabı
Fırat kıyısında kazı yapıp üç bin yıl öncesine ait bazı tabletler bulan bir grup arkeoloğun başından geçiyor. Kazı devam ettikçe bölgede artan gizemli cinayetler, arkeologların üzerinde artan bir baskıya dönüşüyor. Hititli bir saray yazmanı olan Patasana'nın üç bin yıllık itiraflarına şahit olsanız da anlattıkları size hiç yabancı gelmeyecek. Zira bu toprakların değişmeyen yazgısı şiddet ve aşk değil mi zaten? Parlak Güneydoğu güneşinin karanlık sırları,yüreğimizin yap dediğine aklımızın karşı çıkışının öyküsü..
PatasanaAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201229,3bin okunma