İlayda

"Güçsüz ve korkak insanlar, herhangi bir yıkım karşısında ulusun da uyuşukluğa düşmesine ve çekingen bir duruma gelmesine sebep olurlar. Güçsüzlük ve kararsızlıkta o kadar ileri giderler ki, adeta kendi kendilerini aşağılarlar. Derler ki, 'Biz adam değiliz, olamayız! Kendi kendimize adam olmamıza imkân yoktur. Biz kayıtsız şartsız, varlığımızı bir yabancıya bırakalım.' (...) Türkiye'yi, böyle yanlış yollarda yok oluş ve çöküşe sürükleyenlerin elinden kurtarmak gerekir. Bunun için, bulunmuş bir gerçek vardır, ona uyacağız. O gerçek şudur: Türkiye'nin düşünen kafalarını yepyeni bir inançla donatmak...Bütün ulusa taptaze bir manevi güç vermek..."
Sayfa 430 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sinir gevşetici sözlere, aşılanan düşüncelere önem verilmemeli ve güvenilmemelidir. Osmanlı yönetim ve siyaset biçiminin yarattığı bu tür anlayışlar kabul edilmemelidir. Orduyla, savaşla ve inatla bu işin içinden çıkılmaz tarzındaki, kaynağı dışarda bulunan öğütlere uymakla, bir vatan, bir ulus bağımsızlığı kurtulamaz.
Sayfa 429 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Bilgin ya da cahil, ulusumuzun istisnasız tüm bireyleri, belki içinde bulunduğu güçlüklerin tamamen farkına varmaksızın, bugün yalnız bir amaç etrafında toplanmış ve fakat sonuna kadar kanını akıtmaya karar vermiştir. O amaç, tam bağımsızlığımızın elde edilmesi ve devam ettirilmesidir.
Sayfa 421 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Bildiğiniz gibi, savaş ve çarpışma demek, iki ulusun, yalnız iki ordunun değil, iki ulusun bütün varlık ve olanaklarıyla, bütün maddi ve manevi güçleriyle birbiriyle karşı karşıya gelmesi ve birbiriyle vuruşması demektir. Dolayısıyla, bütün Türk ulusunu, cephede bulunan ordu kadar, düşünce, duygu ve hareket olarak savaşla ilgilendirmeliydim. Bütün ulus bireyleri, sadece düşman karşısında bulunanlar değil, köyde, evinde, tarlasında bulunan herkes silahla vuruşan savaşçı gibi kendini görevli sayarak bütün varlığını yalnız savaşa adayacaktı. Bütün maddi ve manevi varlığını yalnız vatan savunmasına adamakta ağır davranan ve titizlik göstermeyen uluslar, savaş ve çarpışmayı gerçekten göze almış ve başarabileceklerine inanmış sayılamazlar.
Sayfa 418 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O alan, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça, bırakılamaz. Onun için küçük büyük her birlik, bulunduğu mevziden atılabilir. Fakat küçük büyük her birlik, ilk durabildiği noktada tekrar düşmana karşı cephe kurup savaşa devam eder. Yanındaki birliğin çekilmek zorunda olduğunu gören birlikler, ona bağlı olamaz. Bulunduğu mevzide sonuna kadar dayanmak ve direnmek zorundadır."
Sayfa 418 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Vatan