“Grevdeyim hayata karşı. tembellik benim bayrağım, sandalyem simgem, yorgun gözlerim küfrüm. düşünmeden konuşuyorum çünkü grevdeyim var olana karşı, sırıtıyorum yorgun
gözlerimle yaşayana karşı. sinir bozucuyum çünkü grevdeyim hissedenin arzularına karşı. dokunmak istiyorum ama çekiniyorum, çünkü grevdeyim sevgiye karşı. aslında ben hiçbir şey yapmıyorum her şeye karşı. işte burada saklı grevin eylem disiplini. kendime has olan grev, kendimden doğan, hiçbir şey yapmamama karşın benden doğan bir eleştiri. ağlaklığım, çekingenliğim, çirkinliğim, aptallığım, düstursuzluğum ve daha nice benden olan şey ve daha nice benden kaynaklanmayan şey ve daha nice kötü insanlar. işte, grevi ben başlatmadım, ben bir piyonum ve oynanmaya devam ediyorum”
“Uzaylılar Dünya’yı ziyaret ettiyse, belki de bu ziyaret onlar için yol kenarında verilen önemsiz bir piknik molasından ibaretti; insanlar ise geride kalan çöpleri anlamlandırmaya çalışan karıncalar gibidir.”