Adı:
Uzayda Piknik
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053757849
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Пикник на обочине (Piknik na Oboçine)
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Uzayda Piknik
Uzayda Piknik
“Heyecan verici, canlı ve hoş... Girift olaylar, yaratıcı detaylar içeren, etik ve entelektüel açıdan sofistike bir eser.”

–Ursula K. Le Guin-

“Mükemmel… Strugatskiler’in sadakati ve hırsı, dostluğu ve aşkı, umutsuzluk ve tükenmişliği marifetli ve yetenekli şekilde ele alması ortaya şahane bir hikâye çıkarıyor. Yıllarca unutulmayacak bir kitap.”

–Thedore Sturgeon-

Arkadi ve Boris Strugatski, entelektüel açıdan kışkırtıcı, inanılmaz eğlenceli, cesur ve eleştirel kitaplarıyla “Sovyetler döneminin en büyük bilimkurgu yazarları” sıfatını hak eden yegâne ikili. Uzayda Piknik ise yazarların en ünlü ve ilham verici romanı.

Uzaylılar dünyanın beş bölgesini ziyaret etmiş ve giderken geriye “atıklarını” bırakmışlardır. Bu atıklar, tüm dünyada bir gizem yaratır ve endüstri ve bilim çevrelerinin de odak noktası haline gelir. Atıkların bulunduğu yerler “bölge” olarak adlandırılarak karantina altına alınır ve bu bölgeler çevrelerindeki şehirleri ekonomik ve sosyal açıdan etkilemeye başlar.

Redrick Schuhart, bölgeden uzaylı atıklarını kaçırıp satan bir “stalker” yani bir iz sürücüdür. Çoğu insan gibi, hayatı yasak “bölge” tarafından şekillendirilen Red ve bilim insanı arkadaşı Kiril’in bir “zamazingo” elde etmek amacıyla buraya yaptıkları yolculuk ise beklenmedik olaylara sebep olur… Tarkovski’nin Stalker ismiyle beyaz perdeye uyarladığı felsefi hikâye de işte burada başlar.

Uzaylıların dünyaya yaptığı bu ziyaret bir piknikten mi ibarettir? Yoksa arkasında insan aklının alamayacağı bir gizem mi yatmaktadır?
200 syf.
·15 günde·9/10
İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 28. kitap, Arkadi ve Boris Strugatski kardeşlerden ise okuduğum 4. kitap oldu. Daha önce Arkadi ve Boris Strugatski kardeşlerin okuduğum 3 kitabından da tam olarak mutlu ayrılamamıştım; fakat Uzayda Piknik isimli bu kitap, şu ana kadar okuduğum en iyi ve en derin kitaplarıydı.

Strugatski kardeşleri genellikle eleştirdiğim konu şuydu: Muhteşem bir konuyu yavan bir anlatımla mahvetmeleri... Okuduğum diğer kitaplarında gerçekten de harika bilimkurgu konuları bulmalarına karşın, yavan denebilecek bir anlatımla konuyu mahvediyorlardı bana göre. Fakat Uzayda Piknik'te herhangi bir konu mahvetme görmediğim gibi gayet güzel bir işleyiş de gördüğümü itiraf etmeliyim.

Günümüzde birçok bilim adamının da kabul ettiği üzere, insanoğlu evrende yaşayan tek canlı değil. Canlı denildiğinde illa insana benzeyen bir yaratık olarak düşünmemek gerekir. İnsana hiç benzemeyen ama yaşadığı doğa şartlarına uyum sağlamış bir takım mikroorganizmalardan oluşan yaratıklar da canlı bir tür olarak nitelenebilir. İşte Strugatski kardeşler de insanoğlunun kainatta yalnız olmadığı önkabulüyle Uzayda Piknik isimli bu kitabı temellendirmişler. Sayfa 15: "Önemli olan, insanlığın bugün kesin olarak bildiği şey: kainatta yalnız olmadığı."

Dünya dışı bir uygarlıktan gelen bir takım canlıların dünyanın 6 farklı köşesinde piknik yapar gibi bir an konaklayıp gittiklerini ve piknikten geriye kalan artıkların dünyada bırakıldığını düşünelim. Son derece yabancı bir teknolojinin ürünü olan bu atıkların dünyada ne gibi olaylara sahne olacağını az çok hepimiz tahmin edebiliriz. Uzaylı artıklarını tamamen insancıl amaçlar için kullanmak isteyenler, teknolojinin gelişmesi ve dünyanın ileriye gitmesi için kullanmak isteyenler, kar ve güç tutkusu ile zengin olmak isteyenler, silah teknolojisine alet ederek ağır tahripli silahlar üretmek isteyenler... Ve tüm bunların merkezinde yer alan "stalker"lar, yani uzaylı artıklarını yasadışı bir şekilde toplayıp satanlar, yani hırsızlar. İşte Strugatski kardeşlerin işlediği ana temalar bunlar.

Kitabın içeriğiyle ilgili fazla ayrıntıya girmeden şu alıntıyı da paylaşmak istiyorum:

Sayfa 131: "Piknik. Düşünün: orman, patika, çayır. Bir araba kır yolundan sapıp çayıra dönüyor, arabadan da delikanlılar, şişeler, yiyecek dolu sepetler, kızlar, radyolar, fotoğraf makineleri çıkıyor... Kır ateşi yakıyorlar, çadırlar kuruluyor, müzik çalıyor. Sabah olunca da çekip gidiyorlar. Bütün gece bu gelenleri korkuyla gözleyen hayvanlar, kuşlar ve böcekler saklandıkları kuytulardan çıkıyorlar. Ne görürler? Otların üzerinde araba yağı, benzin döküntüsü, sağa sola atılmış bozuk bujiler, yağ filtreleri. Çaput parçaları, yanmış lambalar atılmış, biri de ingiliz anahtarını düşürmüş. Lastiklerin dişlerinden yerlere, bilinmeyen bir bataklıktan geçerken kalan çamur bulaşmış... Ve, tahmin edileceği üzere, kır ateşinin izleri, elma artıkları, şekerleme kağıtları, konserve kavanozları, boş şişeler, birinin mendili, birinin çakısı, eski ve buruşuk gazeteler, bozuk paralar, başka bir çayırdan solmuş çiçekler.."

Kitapta uzaylıların dünyaya olan ziyaretleri tıpkı bizim yaptığımız pikniklere benzetiliyor. Ve burada ilginizi çekmesi gereken bir benzetme daha var: Biz insanoğlunun yaptığı pikniklerden sonra etrafta kalan artıkları toplamak ve kendilerince bir işte kullanmak üzere piknik mahalline gelen hayvanlar ile "Uzayda Piknik"ten sonra piknik mahalline gelen insanlar birbirine benzetiliyor...

Uzayda Piknik, verdiği mesajlar, özgün konusu ve şaşırtıcı benzetmeleriyle okunması gereken bir bilimkurgu kitabı. İlk defa bilimkurgu okuyacak olanlar için ise gayet kararında bir başlangıç kitabı...

Son olarak, piknik yaparken etrafta bıraktığımız artıklara daha fazla dikkat etmeliyiz. Bizden sonra oraya bir başka canlının daha gelebileceğini unutmamalıyız.
200 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Arkadi ve Boris kardeşlerden okuduğum 2. ve Bilimkurgu klasiklerinden okuduğum 9. kitap oldu Uzayda Piknik. 1972 tarihli bu eser aynı zamanda çoğumuzun bildiği Tarkovsky'nin "Stalker" filmine de konu olmuştur.

Çoğumuz inanıyoruz biliyorum; kâinatta yalnız değiliz. İşte bu düşüncenin üstüne kurulu bir eser Uzayda Piknik. İnsanlık tarihinin en önemli keşfini anlatıyor aynı zamanda.

"Ziyaret Bölgesi" olarak adlandırılan 6 bölgeden bahsediyor yazarlar. Bu 6 bölgeyi ziyaret eden uzaylılar, her bölgede kalıntılar bırakır ve sonra dünyadan ayrılırlar. Tıpkı piknik sonrası insanların bıraktıkları kalıntılar gibi... Ve Stalker (iz sürücü) diye adlandırılan bir grup insan, ziyaret bölgelerinde uzaylıların bıraktıkları kalıntıları toplamak için yasadışı yollarla bölgelere girerler. İşte Uzayda Piknik de 6 ziyaret bölgesinden biri olan Harmont'da geçiyor. Ve tüm bunlar olurken 23 yaşındaki Redrick Schuhart ile karşılaşıyoruz. Aslında Redrick, Uluslararası Dünya Dışı Kültürler Enstitüsü Harmont Şubesi'nde bir laborant. Ancak görünenin dışında da bir yaşamı var onun, o bir stalker hem de en ustalarından. Bölgeyi bilen, tehlikelerden haberdar olan bir usta Redrick.

Ve tüm stalkerların (tabi Redrick'in de) peşinde olduğu "zamazingolar" mevcut ziyaret bölgelerinde. Hiç bitmeyen piller, taşları mücevhere dönüştüren siyah damlacıklar, metabolizma düzenleme bilezikleri ve daha nice "zamazingolar". Ziyaret Bölgeleri'nin tehlikelerine de kısaca değinmek gerekiyor. Bölgeler ziyaret sonrasında robotlar tarafından araştırılsa da stalkerları bekleyen tehlikeler çeşit çeşit. Görüntüsü ile örümcek ağını andıran ve ölümcül etkisi olan gümüş ağ ile kaplı ziyaret bölgeleri. Görünmez olması da işleri daha zor hâle getiriyor. Dokununca en az bir organın kaybedilmesine neden olan cadı jeli, yerçekiminin normalden onlarca kat güçlü olduğu alanlar ve daha niceleri çıkıyor stalkerların karşısına.

Kıyamete Bir Milyar Yıl gibi karanlık bir hava mevcut yine Uzayda Piknik'te de. Okuyucuyu meraklandıran, yaratıcı fikirler sunan ve son derece büyük zekaların ürünü bu güzel eser. Artık İthaki Bilimkurgu serisini yorumlarken kapak tasarımından bahsetmem klişe oldu. Olsun, yine çok güzel ve sade bir tasarıma sahip. Kitaplığımda serinin duruşunu izlemekten alamıyorum kendimi :) Hem çeviri hem kapak hem de sayfaların tasarımı harikaydı. Artık küçük çeviri hatalarını görmezden geliyorum.

Sözün özü, okuduklarınızı çok seveceksiniz. Başlarda yorsa da biraz, ilerledikçe konu bütünlüğü sizi içine çekecek. Şimdi sırada Tanrı Olmak Zor İş ve Pazartesi Cumartesiden Başlar var. Arkadi Ve Boris okumayı çok sevdim ben... :)
200 syf.
·60 günde·7/10
Açıkçası kitap beklentilerimi tam olarak karşılamadı. Umduğumu bulamadım yani. Ama bulduğum şeyler kendi içinde değerlendirilirse fena değil. Daha çok bilim kurgu ögesi bekliyordum. Uzaylılarla ilgili daha çok şey bekliyordum.
168 syf.
·4 günde·7/10
Ştrugatski kardeşlere yakışır bir bilim kurgu kitabı daha. Kısa bir mola için yerküreyi ziyaret edildiği düşünülen uzaylıların insan üzerindeki etkilerini güzel ve akıcı bir dille okuyucuya aktarılmış. Bu kitabı okuduğunuz zaman insanoğlunun merakı ve çıkarı için neler yapabileceğine şahitlik etmiş oluyorsunuz.
200 syf.
·19 günde·7/10
Bu kitaba nedense çok konsantre olamadım. Belki benden kaynaklanıyordur. Genelde bilimkurgu romanlar yüksek konsantrasyon istiyor. Okuyacaksanız kafanızın rahat olduğu bir dönemi seçin derim.
200 syf.
·Beğendi·9/10
Oldukça güzel bir bilim kurgu romanı. Uzaylılar Amerika'da bir yeri ziyaret edip giderler ancak pek çok malzeme bırakırlar. Geldikleri yer kontrol altına alınır ancak cambaz dedikleri hırsızlar bu bölgeden o malzemeleri çalmaktadır. Bunların arasında en yeteneklilerden biri de Redrick Schuhart'dır. Pek çok arkadaşının hayatını kurtarır buna Buzbard Burbridge de dahil. En son olarak Altın Top denen bir maddeyi çalmaya gidecektir. Burbridge yanına birini almasını söyler. Haberi yoktur ancak bu işe gönüllü olan oğlu Arthur Burbridge'dir. İnsanoğlunun duygularını çok gerçekçi bir şekilde anlatan bu roman mutlaka okunması gerekenlerden.
198 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Kitap acayip şekilde hoşuma gitti sanki film izliyormuş gibiydi :) Keşke benimle birlikte biri de okusaydı da kritiğini yapsaydık dedim. Bilimkurgu sevdiğimden mütevellit olabilir bu tabi. Başlarda bahsettiği şeyler oldukça anlamsız geliyor fakat sonlara doğru Aa bu buymus demek diyorsun. Yani ben öyle dedim. Herkesin sevebileceği bir kitap mı ? Bilimkurgu sevenlere tavsiye ederim öncelikle. İlgi çekici bir kitap.
200 syf.
·Beğendi·8/10
Cok farkli bir kitap, konusu, kisileri, detaylari. Ancak kitapta garip, karamsar ve can sıkıcı bir yan vardi son ana kadar devam eden, kurgusuyla örtüşüyor bu aslinda ama yine de fazla ic daraltiyordu bazen.
198 syf.
·15 günde·Beğendi·10/10
Bu yazar kardeşlerden okuduğum ilk, Rus bilimkurgu kitaplarında ise okuduğum 2. kitap oldu. Genel anlamda ağır bir roman olmuş. Konu olarak beğendim. Çeviride biraz fazla eksik kısım var gibi geldi ama okumayı zorlaştırmıyor.

Uzaylıların gelip gittikten sonra bırakılan eşyaları araştıran, toplayan Stalker denilen kişilerin hayatlarından kesitler sunuyor. Basit bir konu gibi görünse de insanlığı, evreni ve bürokrasiyi sorgulaması ile basit bir kitap olmaktan çıkıyor. Son bölümünde yazarların kitabı çıkartmak için uğraştıkları, kitabın sansüre uğradığını aktarıyor.

Rus bilimkurgu kitaplarına ilgi duyan kimseler için baş tacı bir eser. Okunmasını öneririm. Puanım 8.5/10.
200 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Dünyaya gerçekleşen uzaylı ziyaretinin ardından dünya dışı varlıkların bıraktığı enkaz inceleniyor ve herkes bu enkazdan kendine pay biçiyor. Burada uzaylı istilası gibi bir konu yok. Burada anlatılan böyle bir ziyaret ardındaki psikoloji ve insanın üzerinde ziyaretin bıraktığı etkiler. Rus bilimkurgu öncülerinden güzel bir kitap daha. Okuduğum ikinci kitaplarıydı.
200 syf.
·20 günde·Beğendi·7/10
İthaki BK Serisinin içinde İşte İnsan kitabının yanında Uzayda Piknik kitabını da çok beklenti içinde kalmadan okudum. Beklenti çok olmayınca hayal kırıklığı da çok olmadı doğal olarak. Lakin bu kitabın kötü olduğu anlamına gelmiyor. Boris ve Arkadiy Strugatskiy kardeşlerin seçtiği konular ve yazım tarzları ortada. Bunu Kıyamete Bir Milyar Yıl'da da gördüm.

Sonuç olarak kütüphanenizde yer edinmesi gereken bir eser. Sizi sıkmadan kendini okutturan ve sonuna doğru daha çok meraklandıran bir kitap.

İyi okumalar.
Ştrugatski kardeşlerin kitaplarının - bana göre - en belirgin özelliği; bilim-kurgu temelli, psikolojik ve sosyolojik özellikler barındıran bir anlatımı olmasıdır. Bilim-kurgu kategorisindeki birçok kitap müthiş keşifler, ilginç icatlar, görkemli olaylarla bezelidir. Fakat Ştrugatskiler bu uzay, evren gibi karmaşık alanların insanda uyandırdığı duyguları, toplumu nasıl etkilediğini anlatmakla ilgililer.
Uzayda Piknik (Aslında Rusça'dan bire bir çevirisi "Yol Kenarında Piknik") Ştrugatski Kardeşler'in Magnum Opus'usudur.
“Akıl, çevremizdeki dünyanın güçlerini o dünyayı tahrip etmeden kullanma yetisidir.”
Arkadi Strugatski
Sayfa 130 - İthaki Yayınları, 1. Baskı
Önemli olan, insanlığın bugün kesin olarak bildiği şey: kainatta yalnız olmadığı.
Arkadi Strugatski
Sayfa 15 - İthaki Yayınları, 1. Baskı
“Ama mesele şu ki, insan, her halükarda ortalama insan, bu bilgi ihtiyacını kolaylıkla tatmin ediyor. Bana kalırsa böyle bir ihtiyacı da yok zaten. Anlama ihtiyacı var, ama bunun için bilgiye gerek yok. Örneğin Tanrı hipotezi, hiçbir şeyi kesinlikle bilmeden her şeyi kesinlikle anlamak yönünde başka hiçbir şeyle karşılaştırılamayacak bir olanak sunar...”
Arkadi Strugatski
Sayfa 130 - İthaki Yayınları, 1. Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Uzayda Piknik
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053757849
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Пикник на обочине (Piknik na Oboçine)
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
Baskılar:
Uzayda Piknik
Uzayda Piknik
“Heyecan verici, canlı ve hoş... Girift olaylar, yaratıcı detaylar içeren, etik ve entelektüel açıdan sofistike bir eser.”

–Ursula K. Le Guin-

“Mükemmel… Strugatskiler’in sadakati ve hırsı, dostluğu ve aşkı, umutsuzluk ve tükenmişliği marifetli ve yetenekli şekilde ele alması ortaya şahane bir hikâye çıkarıyor. Yıllarca unutulmayacak bir kitap.”

–Thedore Sturgeon-

Arkadi ve Boris Strugatski, entelektüel açıdan kışkırtıcı, inanılmaz eğlenceli, cesur ve eleştirel kitaplarıyla “Sovyetler döneminin en büyük bilimkurgu yazarları” sıfatını hak eden yegâne ikili. Uzayda Piknik ise yazarların en ünlü ve ilham verici romanı.

Uzaylılar dünyanın beş bölgesini ziyaret etmiş ve giderken geriye “atıklarını” bırakmışlardır. Bu atıklar, tüm dünyada bir gizem yaratır ve endüstri ve bilim çevrelerinin de odak noktası haline gelir. Atıkların bulunduğu yerler “bölge” olarak adlandırılarak karantina altına alınır ve bu bölgeler çevrelerindeki şehirleri ekonomik ve sosyal açıdan etkilemeye başlar.

Redrick Schuhart, bölgeden uzaylı atıklarını kaçırıp satan bir “stalker” yani bir iz sürücüdür. Çoğu insan gibi, hayatı yasak “bölge” tarafından şekillendirilen Red ve bilim insanı arkadaşı Kiril’in bir “zamazingo” elde etmek amacıyla buraya yaptıkları yolculuk ise beklenmedik olaylara sebep olur… Tarkovski’nin Stalker ismiyle beyaz perdeye uyarladığı felsefi hikâye de işte burada başlar.

Uzaylıların dünyaya yaptığı bu ziyaret bir piknikten mi ibarettir? Yoksa arkasında insan aklının alamayacağı bir gizem mi yatmaktadır?

Kitabı okuyanlar 216 okur

  • Edip Boztepe
  • Elif Rana Atiș
  • coşkun baytaş
  • Aram Noras
  • Dbir
  • 4yusufcan sancar7
  • Mustafa Önal
  • erhan üzümcü
  • Emre Yıldırım
  • Sin£mAura

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%15
14-17 Yaş
%5
18-24 Yaş
%10
25-34 Yaş
%20
35-44 Yaş
%30
45-54 Yaş
%15
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%44.4
Erkek
%55.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.9 (11)
9
%17.8 (18)
8
%25.7 (26)
7
%18.8 (19)
6
%6.9 (7)
5
%5 (5)
4
%4 (4)
3
%1 (1)
2
%1 (1)
1
%0