Lykia, ülkelerinden çok uzaklarda bile cesaretle dostları için savaşmış büyük kahramanlar yetiştirmişti. Dağlarda yaşayan kurtlar gibi bazen beraber, bazen ayrı, ama her zaman özgürlüklerine düşkün olmuşlardı. Helenler onlara kendi dillerinde kurt anlamına gelen Lykos sözcüğünü belki de bu nedenle yakıştırıyorlardı. Gerçekte ise Lykia, adını ışığın efendisi, tanrı Apollon'un bu özelliğinden alırdı. Lykia demek, ışık demekti, aydınlık demekti...
Bilinen en eski tanrının Sümerler'deki adı "An", Asyalılar'da ise "Kök" idi. Her ikisi de gökyüzü anlamına geliyordu. Sümerler ona, tanrı anlamında "Din.Gir", Asyalılar ise, "Tengiri" adını verirlerdi.
Tanrılar, tanrıçalar insan mı ki birbirlerine küssünler? İkinci öyküde Hera tanrıça olmasına rağmen bu olanları niçin baştan anlayamamış? Zeus baş tanrı olduğuna göre niçin bu heykeli kendi yapmamış da, Daidalos'a yaptırmış?....