Yapmış olduğumuz ibadetlerimize anlam ve değer katan, başka bir ifadeyle eylemlerimizin ibadet olarak kabul edilmesine neden olan şey ihlas ve niyettir.
Hz. Peygamber insanlar tarafından farz kabul edileceği düşüncesiyle teravih namazını ferdi olarak kılmıştır. Farz olma endişesinin ortadan kalkması ve mescidin farklı köşelerinde ayrı ayrı ibadet eden insanların varlığı nedeniyle Hz. Ömer’in halifeliği döneminde bizzat halife tarafından teravih namazının cemaatle kılınması talimatı verilmiş, hanımlar ve erkekler için imam görevlendirilmiştir.* (*İbn Sa’d, Tabakât, 2/341)