Hollywood'daki bilimkurgu fı1mlerinin en heyecanlı sahnelerinde insanlar istilacı uzaylıların filolarıyla çarpışır, isyankar robot ordularına ya da insanlığı imha etmeyi amaçlayan bir süperbilgisayara
direnir. İnsanlığın sonu yakın görünür. Ancak son anda, tüm zorluklara rağmen insanlık uzaylıların, robotların ve süperbilgisayarların
aklına gelmeyen, asla idrak edemeyecekleri bir şey sayesinde tüm
savaşlardan muzaffer çıkar: sevgi. Son ana dek süperbilgisayar tarafından kolaylıkla kontrol edilmiş, kötü robotların kurşunlarıyla
delik deşik olmuş kahramanımız, sevgilisi sayesinde durumu tersine
çevirerek Matrix'te hiç beklenemedik bir çıkış yapar. Dataizm bu tür
senaryoları düpedüz aptalca bulur. "Hadi oradan," der Hollywood
senaristlerine, "Bula bula bunu mu buldunuz? Sevgi mi? Platonik
kozmik bir aşk bile değil hem de, iki memeli arasındaki bedensel,
şehvete dayalı bir çekim mi çözüm diye bulduğunuz? Her şeyi bilen bir süperbilgisayarın ya da tüm galaksiyi ele geçirmeyi başarmış
uzaylıların bu hormonal heyecan karşısında şaşıracağını mı düşünü
yorsunu