sanırım bu kitabı hayatın farklı evrelerinde okumak gerek. bir kez mutluyken, her şey yolundayken ve bir kez de dibe çökmüşken. çünkü iki türlü farklı hissettirebilecek bir kitap. ben sanırım ortalardayım biraz bu açıdan. o nedenle çöküş kısımlarında beni yıktı diyebilirim.
dili basit bir kitap. akıp gidiyor, zaten kısa da. karakterimiz intihar ettiğinde, kendini seçimlerle bezenmiş kitaplarla dolu bir gece yarısı kütüphanesinde buluyor. her bir kitapta hayatının bir döneminde farklı bir şey seçseydi ne gibi sonuçlar olabileceği var. onlarca hayatına tanıklık ediyor; bir yerde kutup ayısıyla dövüşürken diğer bir yerde rock yıldızı, birinde mutlu bir aileye sahipken birinde olimpiyat yüzücüsü olmuş. buraları okuması zevkliydi, kitabın tek sıkıntısı sonunun çok belli oluyor olmasıydı, gerçi zaten ne beklenirdi? en sevdiğim kısımsa pişmanlıklar kitabı oldu. o kitaptan herkeste var maalesef, bende de var. ve bu hikayenin bana öğrettiği en değerli şey, geçmişteki pişmanlıklara bağlı kalmamak gerektiği.
etkileyici bir kitap olduğunu söylemeliyim. okunuşu güzeldi, hikaye çok ilginç bitebilecekken basit ve bilindik yoldan gitmiş yazar.