Ana rahminin karanlığındaki bebeğe dışarıda aydınlık bir dünya var deseler, yüce dağları, dalgalanan ovaları, çiçek açan bahçeleri, çağlayan ırmakları, parıldayan güneşi, yıldızlarla dolu gökyüzünü uzun uzun anlatsalar, karanlıklarda bekleyen o bebek ,bu güzellikleri duysa bile hiç birine inanmaz ve yerinden ayrılmak istemez. Ayrılmak zorunda kaldığında başlar ağlamaya.
Her şeyin sonu ayrılıktı... Cihan cihan olalı ayrılıktı sonu her şeyin... Dünyaya gelip de gitmeyen kişiyi kim gördü; kim gördü ya dünyaya kazık çakanı!..