Divanımdaki Erkekler, psikoterapi kavramını merkeze aldığını iddia etmesine rağmen, içerik açısından bu disiplinle bağdaşmayan bir anlatı sunuyor. Kitapta yer alan vaka örnekleri, psikolojik kuramlarla temellendirilmemiş; danışanlar, terapötik bir yaklaşımla ele alınmak yerine yazarın kişisel yargılarına maruz bırakılmış. Koşulsuz kabul, etik kavramları zaten yok hükmünde. Deneme yanılma yöntemiyle yönetilen terapi süreçlerine şahit oluyoruz.
Anlatım dili, psikoterapi pratiğinden çok popüler kültür öğeleriyle şekillenmiş; hikayeler pembe dizi tadında kurgulanmış. Bu durum, kitabın bilimsel değerini zayıflatmakta ve okuyucuyu psikolojik derinlikten uzaklaştırmaktadır. Ayrıca, çocukların pazarlanmasına dair örtük güzellemeler ve sürecin hızlıca normalleşmesi ziyadesiyle rahatsız etti.
Genel olarak, cinsel terapi alanında bir okuma yapma amacıyla okumanızı tavsiye etmiyorum ancak erkek dünyasına dair yüzeysel bir gözlem yapmak isteyen okuyucular için, kuramsal beklenti olmaksızın okunabilir.